Puan: 




Stephen King son zamanlarda eskisi gibi sürekleyici kitaplar yazmıyor bence. Neyse ki bu kitap yeni değil. Kitabın konusunu yukarıdaki tanıtımdan okuyabilirsiniz. Ben kitabın konusuna pek değinmeden kitabı anlatacağım.
Ben King’in Buick 8′i ile araba-korku türüyle tanıştım. Açıkçası ben o kitabı da sevmiştim. O kitapla bu kitap arasında pek çok benzerlik var. Aslında tüm Stephen King kitapları “ka”dan dolayı birbirine benziyor olsa da konu olarak da kötü araba işlenen kitaplar doğal olarak birbirine daha çok benziyor.
Kitapta aksiyon sahneleri kısaca anlatılmış. Daha çok olayların gelişimine ağırlık verilmiş. Kitapta pek fazla mekan anlatımı yok. Başrolde geçen arabayı hayal edebiliyorsunuz ama bir fotoğrafını görmek kesinlikle daha iyi olacaktır. Korku unsuru yerleştirilmiş olabilir ama ben okuduğum şeylerden korku duygusu alamadığım için bu konuda bir şey söyleyemeyeceğim.
Bu kitap bir Hayvan Mezarlığı veya Kara Kule serisi değil ama yine de okunası bir kitap. Stephen King severler kaçırmasın, korku-gerilim-macera türleri sevenler de göz atabilirler.

James Bond serisinden dolayı Sean Connery’nin hastasıyım. Başka güzel filmleri de var ama aklıma ilk olarak Bond serisi geliyor. Fakat tek bir oyuncu bir filmi güzel yapmıyor maalesef. Fantastik bir Victoria devrinde geçen bir aksiyon filmi güzel görsel efektlerle bezenmiş olsa da izlenebilecek kalitede olmayabiliyor. Filmdeki karakterlerin hepsi tanıdık fakat yine de oldukça sıkıcı bir senaryo ve boş geçen aksiyon sahneleri filmin izlenebilirliğini azaltıyor. Yine de aksiyon sevenlerin izlemesi gereken bir film.
İtalya’da geçen filmlerden bahsedilirken bu filmi duydum. Bu kadar ünlü oyuncunun olduğu bir filmi izlememek ayıp olurdu. Oldukça ilginç senaryolu bir film. Daha fazla bilgi için yazının devamındaki fragmana bakın. Bu filmde iyi oyunculuğun ne olduğunu açık seçik görebiliyorsunuz. Filmde dönem uygunluğu da oldukça iyi işlenmiş. Çok akıcı bir film olduğu söylenemez, herkesin de ilgisini çekeceğini düşünmüyorum bu yüzden fragmanı izleyip ona göre karar verin.
Sinema çok enteresan. Bu yazıya ancak böyle başlayabilirdim sanırım. Çünkü bu filmi nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Sıradan bir izleyici için hiçbir şey vaat etmiyor bu film. Gerek konu açısından, gerekse işleniş bakımından sıradan bir B sınıfı filmin ötesine geçemiyor. Belki satır aralarında anlamadığım şeyler vardır ama o kadarı da çok gereksiz olmuş o zaman. Bu film için yönetmenin kendini tanıtması diyebiliriz ki zaten bu filmden sonra
Geleceğe Dönüş üçlemesinin son filmine kadar geldik. Nedense bu film bizim televizyonlarımızda daha çok gösteriliyor (veya ben daha çok izledim). Bana göre de üçlemenin en sıkıcı filmi de bu film. Kötü aksiyon sahneleri, uyduruk western uyarlamaları ve sıkıcı romantizm. Bu filmde yaşananlar geleceği de etkilemediği için bu film hiç yapılmayabilirmiş. 2. film ile bitirselermiş güzel olurmuş. Bu filmi üçlemenin iki filmini izledik bari üçüncü filmini de izleyelim diyenler izleyecektir. Çok merak edenler için fragman da yazının devamında.