The Boat That Rocked

Boat that Rocked 1.sflb 300x197 The Boat That RockedBu aralar bu film taktım. Neredeyse her gün en az bir kere izliyorum. Filmi daha önce yorumladım aslında ama hayatıma bir paragraflık bir filmden çok daha fazla etki ettiği için yeniden bir yazı yazmayı uygun gördüm. Yaklaşık olarak bir haftada beş defa izledim filmi. Soundtrack yüzünden mi, eğlenceli işlenişi yüzünden mi yoksa 60ların ruhu yüzünden mi bilemiyorum ama gördüğünüz üzere filmi tekrar tekrar izletecek bir çok sebep var (bence). Tabii artık o kadar çok izledim ki filmi açıp başka işlerle de uğraşabiliyorum. Zaten arada kısa kısa sıkıcı sahneler var, onları da atlamaktan geri kalmıyorum. Belki filmin bütünlüğünü bozuyor ama bu konuda da söyleyeceklerim var o yüzden kendimce geçerli bir kapak buldum diyebilirim.

the boat that rocked philip seymour hoffman 300x199 The Boat That Rockedİstisna olarak bu yazı için kendimi biraz tekrar edebilirim. Sonuçta filmi biraz anlatmam gerekiyor. 1960larda İngiltere, Rock’n Roll’a ev sahipliği yapmış olsa da halen 24 saat yayın yapan pop (beatles-kinks pop olarak tanımlanıyor genelde) radyoları bulunmamakta. Fakat Kuzey Denizinde (İngiltere’nin jeopolitik konumuna göre düşünün) demirlemiş korsan radyo istasyonları bulunuyor. Gemiden yayın yapan bu radyo istasyonlarını halkın %50′si dinliyor. Filmde böyle söyleniyor en azından. İşin gerçeği bu değil. Korsan radyo istasyonları var, evet fakat neredeyse her türlü müzik çalan birden çok radyo istasyonu var. Hoş film zaten zamanı anlatan bir belgesel olmadığını belli ediyor, yönetmen de açıkça söylüyor. Hatta bu dönemi anlatan bir belgesel çekilmesini de önermiş. Kimsin sen arkadaşım öneri falan veriyorsun. Akşam akşam adamın asabını bozuyorsun.

the boat that rocked 600712817 300x193 The Boat That RockedSinirlerimi yatıştırıp geldim okuyucu, kusura bakma. Şimdi sana söyle bir tavsiyem olacak, bu yazıyı hem dönemin ruhunu hem de filmin soundtrackini hissedebilmek için The Who – My Generation (http://fizy.com/s/15jr68) dinlemenizi tavsiye ediyorum. Hem filmin soundtrackinden bir parça hem de o dönemin ruhunu yansıtıyor. Dünyada artık dışlanmasalarda ülkemizde hala rock, metal dinleyen insanlar nedense farklıymış gibi görülüyor. Bu basmakalıp zihniyeti aşmak lazım. Duvarları yıkmak lazım. Tabii bunlar aktivist çözümlerle hallolacak şeyler değil. Zamanla, insanlarımız daha anlayışlı olmaya başladıkça olacak. Fakat ne kadar anlayışlı olmaya başladığımız konusu da tartışılır. Eğitimsizlik yüzünden değil, eğitimli öküzler dolanıyor her yerde. Derin konular bunlar. Filmden bahsediyordum ben burada ne oldu birden anlamadım.

the boat that rocked 20090220022238955 640w 300x178 The Boat That RockedFilm dediğim gibi 60′ların sonlarına doğru İngiltere’de geçtiği için film müzikleri olarak rock, pop ağırlıklı. İngiliz sanatçıların da Amerikalıların da parçalarına yer verilmiş. Hatta dönemin dışına da çıkılmış daha sonra yapılan parçalara da yer verilmiş. Tabii filmde bir radyo olduğu için radyoda sadece dönemin şarkıları çalınıyor. Daha sonra yazılan parçalar film içinde radyo ile alakası olmayan yerlerde çalınıyor. Oradan bir yanlış anlaşılma olmasın. Filmde Radio Rock’ı takip ediyoruz. Başarılı bir kadrosuyla bir gemiden korsan yayın yapıyorlar. Tabii bu sonra başlarına dert de olmuyor değil. Gemide yaşamalarının bazı sınırlamaları var. Örneğin gemide kadın yaşamıyor. Haftanın bir günü herkes bir kişi çağırabiliyor. Zaten filmin başında da gemiye “Boat of Love” denilmesinin sebeplerinden biri de bu olsa gerek. Dönem itibari ile cinselliğin tavan yapmasının da etkisi var tabii.

the boat that rocked radio encubierta s4 300x199 The Boat That RockedYukarıda filmin bazı kısımlarını atladığımı söylemiştim. Doğal olarak filmde korsan radyolar kapatılmaya çalışılıyor. Bu kısımları geçiyorum ben. Ben bu filmi bu kadar beğenmişken eleştirmenler ise beğenmemişler. Filmin süresini, konu anlatımını eleştirmişler. Film “The Boat That Rocked” adı altında İngiltere’de vizyona girmişti zaten. Amerika’da “Pirate Radio” adıyla vizyona girecek. Montajı tamamen farklı olacak. 20 dakikaya yakın rakip radyo bölümleri varmış. Belki onları da eklerler. Tabii böyle olunca büyük bir olasılıkla soundtrackte de ufak değişiklikler olur. Film genel hatlarıyla aynı olur fakat başka bir film haline gelir. Bu senenin sonuna doğru Pirate Radio da vizyona girecek. Onu da izlemek için sabırsızlanıyorum açıkçası. Yönetmenin daha önce başarılı romantik komediler çektiği düşünülürse bu filmin başarısız olması gibi bir durum söz konusu olmamalı.

Boat that Rocked 2 Medium Web view 300x198 The Boat That RockedSon sözlerime geliyorum artık okuyucum. Bu film müziğin insan hayatındaki etkisi açısından (dostluklar olsun, düşmanlıklar olsun) oldukça başarılı bir açılımı var. Radyodaki DJ’lerin hepsinin kişilikleri var. Sıradan karakterler değiller. Film için de emek harcandığı belli. Dönemin modası, eşyaları ve en önemlisi plakları ve kasetleri ayarlanmış. O dönemin ruhunu gerçekten iyi yansıtıyor. Güldürüyor, düşündürüyor hatta gözleri doldurabiliyor bile. Filmin bu hali 2 saat sürüyor. İzleyin, bir şey kaybetmezsiniz. İyi zaman geçireceğinizi de ben garanti ediyorum. Eğlenceli müzikler de cabası. Filmden sonra soundtracki bulursanız yeni müziklere de yelken açabilirsiniz. Ben bu yazıyı yazarken soundtracki dinliyordum zaten. Okurken de dinlenilmesi bende yarattığı etkiyi sizde yaratabilir.

Vanilla Sky, New In Town, The Boat That Rocked ve Role Models

Vanilla Sky
New In Town
The Boat That Rocked
Role Models

Vanilla Sky

vanilla sky 300x196 Vanilla Sky, New In Town, The Boat That Rocked ve Role ModelsBu filmi pek çok kişi izlemiştir. Büyük bir olasılıkla Tom Cruise yüzünden. Aslında öyle çok da abartılacak bir film değil. Konusu biraz ilginç aslında. Ben filmi aksiyon filmi sanıyordum. Keşke öyle olsaydı. Tom Cruise’u akiyon filmlerinde göreyim, suratını az göreyim. Çok affedersiniz ama yavşak yavşak sırıtıyor. Yersiz yerlerde hem de. Bu filmde böyle en azından. Tabii bu gülümseme kısmını beğenenler de yok değil. Film iki saat sürüyor. Dram olarak başlayıp bilim kurgu olarak bitiyor. Tabii izlemediyseniz bu laf kafanızda soru işaretleri oluşturacaktır. Filmin son 30 dakikasında olayları yavaş yavaş anlamaya başlıyorsunuz. Açıkçası film bana biraz sıkıcı geldi. Filmin yanında başka işlerle de uğraştım. Bir oturuşta izlemedim. Gereksiz uzamış sanırım biraz. Eh tabii 90lardan yeni çıkılmış. Olabilir o kadar. Bu filmin kısa bir özetini okuyun, izlemeyin. Gerek yok.

New In Town

new in town 300x168 Vanilla Sky, New In Town, The Boat That Rocked ve Role ModelsRenée Zellweger oynuyor bu filmde. Hani Bridget Jones’ Diary vardı ya, oradaki kadın. O filmlerde oynamak için kilo almıştı diye hatırlıyorum. Balık etliydi o filmlerde. Bu filmde pek balık etli değil. Bu detayı geçtikten sonra filme dönebilirim. Filmde Miami’den Minnesota’ya iş için geçici olarak giden bir iş kadını işlenmiş. Malum Minnesota Amerika’nın kuzeyinde kaldığı için genel olarak soğuk. Pek yaygın olarak da işlenmez. Minnesota genellikle kar fırtınası yüzünden uçuşların iptal edildiği şehirlerdendir (ki bu filmde de var). Filmlerde klasik kırılma noktaları bu filmde de var. Bu filmi ilginç kılan tek yanı kuzey kültürünün işlenmesi. Az da olsa küçük kasaba teması işleniyor, kuzey de işleniyor. İşte o az filmlerden biri de bu. Çok abartılmaması gereken sıradan bir romantik komedi. Zaman geçirmek için izlenebilir.

The Boat That Rocked

the boat that rocked 300x226 Vanilla Sky, New In Town, The Boat That Rocked ve Role ModelsDün fragmanı gördüm, hemen indirdim, inmesi bitmeden izledim. Süper film. Mutlaka izleyin. Geçtiği dönem, işlenişi, soundtracki… Olmuş dedim. Tabii filmin “Rock” üzerine olmasının da etkisi var. Sadece müzik üzerine kurulu bir film değil ama. Aslında rock kültürüne de (bu konuda bir yazı gelebilir) yakın bir bakış olmuş. Son zamanlarda radyoculuğun giderek etkisinin azalması, benim radyoculuğa merak salmam, filmin radyoculuk etrafında dönmesi benim beğenmemi sağlayan etkilerden olabilir tabii. Filmde aslında ufaktan dünyada en önemli şeyin kitlelere hitap etmek olduğu mesajı da veriliyor. Ne kadar çok insana yön verebilirsek o kadar güçlüyüz, o kadar ölümsüzüz demek. Filme tekrar dönecek olursam, filmin oyuncu kadrosu oldukça güçlü. İngiliz televizyonunda ve sinemasında rol alan ünlüleri görmek mümkün. Zaten film İngiltere’de geçiyor ve İngiltere’de çekilmiş. Film hakkında çok fazla konuşmak istemiyorum. Fakat mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Arşivlik, tekrar tekrar izlenesi bir film.

Role Models

role models 300x179 Vanilla Sky, New In Town, The Boat That Rocked ve Role ModelsRole Models haftayı doldurmak için çekilen kalitesiz komedi filmlerinden. Seann William Scott oynuyor. American Pie’dan beri çektiği pek çok filmi izledim. Hiçbiri de kaliteli değildi. Fakat sektörde geçiştirilen filmlerde oynayacak oyuncular da lazım. Filmde pek çok klişe var tabii ki. Sevgiliyi kaybetme, sevgiliyi geri kazanma; hapse düşmemek için gönüllü görevler… İlginç olan ise FRP’ye meraklı bir çocuk olması, bu çocuğun da sonra kız arkadaşının olması daha da ilginç bir nokta. Ayrıca filmde Kiss işlenmiş. Kiss bence  iyidir, güzeldir ama 2-3 şarkı yeter. Filmde bir de bu aralar pek bir popüler olmaya başlayan çok bilmiş tiplerden var. Filmin ana karakterlerinden biri bu çok bilmiş. Filmde kahve dükkanlarında kahve boyutlarının isimlendirilmesi de kısaca da olsa eleştirilmiş. En azından orada bir şeyler öğrendik. Bu filmi izlemenize gerek yok. Zaten bu yorumu da okuduğunuzu zannetmiyorum. Okuyorsanız izlemeyin bu filmi!