TDK'ya Açık Mektup

Sevgili TDK,

Hacı naber? Fazla mı samimi oldu? Dilin canlı olduğunu varsayarak yaygın kullanılan dile uymaya çalıştım ancak fazla başarılı olamadım sanırım. Geçen gün (daha doğrusu bugün) Onur‘la konuşurken dilin ne kadar sıkıcı hale gelmeye başladığını fark ettik. Bu yüzden dile devrim niteliği taşıyan yeni kurallar getirmeye karar verdik. Aşağıdaki kuralları doğru/yanlış tarzında di/mi şeklinde işaretleyip geri gönderirsen hem sana hem de bana kolaylık olur. Bkz:

  • Ulamanın yeni tanımı: Ulama insanın kendine yakışanı giymesidir. (Örneğin kot-gömlek-blazer üçlüsü uyumludur, o halde burada ulama vardır)
  • Türkçe’de Artikel Projesi: Hayatımızda emin olamadığımız o kadar şey var ki. Buna çözüm olarak Türkçe’ye cinsiyet ayrımı yapan (dikkatini çekerim ayrımcılık değil!) artikeller eklenmesini öneriyorum. Böylece kafamızda karışık olan bazı şeyleri çözümleyebiliriz. (Örneğin Bülent Ersoy, masa, sandalye, çimen)
  • Türkçe’nin okunduğu gibi yazılması projesi: İnan bana bu işleri oldukça kolaylaştıracak, yeni ağızların türemesine neden olacak ve dilin hareketliliğini hızlandıracaktır. (Örneğin ağabey gibi banal bir kelime yerine abi kullanımı)
  • Kaynaşma ünlülerinin dilden kaldırılması: Dilimiz o kadar kolay ki herkes konuşuyor. Biraz bizi zorlasın. Konuşurken ağzımız çemçürsün. (Örneğin kollaa, koğalaa, yavuku…)
  • Dil öğretilirken sözlük formatı kullanımı projesi: Öğretmenlerimizin sık sık (bkz. küçük ünlü uyumu) gibi cümleler kurması çocuklarımızın eğitiminin %42.45 hızlanmasını sağlayacaktır (rakamı salladım).
  • Ünlü düşmesi: Tanım olarak ya ajdar olsun ya da sahnede/n düşen ünlüleri tanımlamak için kullanılsın.
  • Zarflar dilden kaldırılsın. Kağıt israfına gerek yok, e-posta atarız (ehe).
  • Son olarak ugg!

En kısa zaman da yanıtını bekliyorum. Öptüm, kib bay.