Daha önceden takip ettiğim dizilerin başlangıç tarihlerini bu yazıda yazmıştım. O yazıdaki dizilerin pek çoğu zaten devam etmekte olan dizilerdi. Bu sezon ize takip etmeye değer birkaç dizi daha yayına başladı. İyilik mi yapıyorum bilmiyorum ama burada güzel dizileri tanıtarak daha fazla zaman ayırmanıza neden olabilirim. Verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.
Flashforward
Flashforward kelime anlamı olarak zamanda ileriye kırılma anlamına geliyor. Zamanda geriye kırılma olan flashback kavramını zaten biliyoruz. Bu dizi ise zamanda ileriye kırılma üzerine. Dünyadaki herkes 2 dakika 17 saniye boyunca 6 ay sonrasını görüyorlar. Bu esnada insanlar bilinçlerini kaybedip bayılıyorlar. Bu geleceğe bakış sıradan bir rüyadan öte sanki o anı yaşıyormuş gibi canlı bir biçimde görülüyor. Dizi hakkında spoiler vermemek için bazı detaylara girmiyorum. Konu olarak oldukça ilginç olmakla beraber oldukça da sürükleyici bir dizi. Arada sırada Lost’a göndermeler de görebilirsiniz.
The Cleveland Show
Family Guy spin-off’u olacağı bir senedir bilinen bir şey. Fakat The Cleveland Show ancak bu sezon başlayabildi. Family Guy’daki Cleveland, Quahog’daki evinden ayrılarak doğduğu şehre geri dönüyor ve klasik Family Guy anlatımıyla konular gelişiyor. Cleveland’ın zenci olması hikaye akışını etkiliyor. Fakat yine de Amerikan vatandaşı olmadan da yapılan esprilerin çoğu anlaşılabiliyor. Family Guy’a ek olarak dizi 4:3 boyutlarında değil 16:9 yani geniş ekran olarak yayınlanıyor. Büyük kanallarda yayınlanan çizgi dizilerden geniş ekrana geçişin yakın olduğunu belli eden bir gelişme bu. Family Guy ve The Cleveland Show’a ek olarak bu dizilerin yaratıcısı, oyuncusu ve senaristi olan Seth MacFarlane’in bir de American Dad isimli bir dizisi daha var. Bu dizide yoğun olarak siyasi görüşlerin bahsi geçiyor. Diğer dizilerdeki gibi kısımları da var ancak siyasi ağırlığı daha yoğun ve daha eğlenceli. Eğer Family Guy’ı seviyorsanız yazıda bahsettiğim diğer iki diziyi de takip edebilirsiniz.
Stargate: Universe
Bir senedir düzenli olarak yayınlanan bir Stargate dizisi yoktu. Universe’ün bu sezon yayınlanacağını da uzun bir süredir biliyorduk. Stargate Universe, Atlantis veritabanından alınan 9 kodlu bir adrese gidilmesiyle başlıyor. Dünya dışındaki Icarus üssünde 9 kodlu adrese gitmek için gerekli çalışmalar yapılırken, üs saldırıya uğrayınca bu adresi denerler ve üs bu adrese taşınır. Dizide bizim galaksimizden yola çıkmış olan Destiny adlı Ancient gemisine açılan bu adres, ekibin bu gemide yaşama, gemiden kurtulma çabalarını anlatıyor. Önceki Stargate’lerden sonra Universe daha az aksiyon daha çok drama ağırlıklı çekilmiş. Oyuncular da Atlantis’e göre çok daha iyiler (Richard Dean Anderson’ın yeri asla doldurulamaz). Stargate evrenini takip edenlerin kaçırmaması gereken bir dizi.
Yukarıdakilere ek olarak bu sezon başlayan NCIS: LA’i henüz izlemediğim için hakkında bir yazı yazamıyorum. Ayrıca Kasım’da başlayacak olan V dizisini de muhtemelen ayrı bir yazıda anlatacağım. İlginç bir dizi olacağa benziyor.