Lunapark Macerası (İşkencesi?)

  • 16 Eylül Çarşamba gününde Gençlik Parkı’na gitmeyi planladık. Gittik de. Plandan biraz saparak iki kere gittik ama sonuçta başlangıçtaki gitme kısmını gerçekleştirdik.
  • Ben Lunaparka gitme sözü verdim. Sözümü de tuttum. Ama arkadaşlarımın iddia ettiğine göre her şeye binecekmişim. Şimdi buradan onları ifşa etmek istemiyorum, isim verip falan ama onlar kim olduklarını biliyorlar. Hatta buraya bu konu hakkında yazı yazacağımı, onlara giydireceğimi de icon biggrin Lunapark Macerası (İşkencesi?)
  • Ankara Gençlik Parkı Lunaparkı yenilenmiş. Biz de bir gidelim görelim dedik. Ben çok fazla atraksiyonlu aletlere binmediğim için, uzun bir süre de lunaparka gitmediğim için konseptten uzak kalmışım. Hatırladığım kadarıyla en son 2007 yılında Tübitak olimpiyatları için Ankara’ya geldiğimizde grupça gitmiştik. O zaman da aletlere binmemiştim.
  • Öğleden sonra 4 gibi gittik. Hafif olsun diye önce ufak bir rollercoastera bindik. Rollercoasterın sert dönüşleri ve alçalış ve yükselişleri dışında pek rahatsız edici bir olayı yoktu. Fakat o yokuş aşağı gidişlerde aletin verdiği yerçekimsizlik hissi pek hoşuma gitmedi. Dananın kuyruğunun koptuğu an sanırım bu aletten indikten sonra oldu. Çünkü bu aletten indikten sonra bu hissi sevmediğimi fark ettim. Herhalde ilk olarak çekiç midir nedir ona binseymişim çekinmezmişim pek.
  • Modern Sabahlarda yeni dönme dolabın şanını duymuştum. Lunapark, Ankara Radyosunun tam karşısı olunca Modern Sabahlar ekibinin görmemesi imkansız. Eski dönme dolaptan en az 2 kat daha büyük olduklarını söylüyorlardı. Ben de tabii merak ettim. Rollercoasterdan sonra daha sakin bir şeye binmek iyiydi. Fakat bu sakin araç benim yükseklik korkusu sahibi olduğumu farkettirdi. İlginç bir şekilde aşağıya bakınca değil de yukarımızda aletin diğer kısımlarına bakınca bir rahatsızlık duygusu uyandı. Bu alet 50 metreydi ve kabin kendi etrafında dönebiliyordu. Biraz manzara gördük ama akıllı birinin dediği gibi Ankara’da manzara olarak görülecek pek bir şey yok.
  • Dönme dolaptan sonra biraz oturduk sonra da Gondola bindik. Gondol da yine yerçekimsizlik hissi veren bir alet. 90 derece dik durarak düşecekmişsiniz gibi hissetmenizi sağlıyor. Bu his otomobilde veya herhangi bir araçta tümsekten geçerken hissettiğiniz aşağılardan gelen o değişik his. Gondolun beni biraz rahatsız ettiğini itiraf etmem gerek icon biggrin Lunapark Macerası (İşkencesi?) . Gerilmiş olabilirim biraz. Gondoldan sonra iyice aletler gözümde büyümeye başladı.
  • İlk turda gittiğimiz beraber arkadaşlar (onlar kendilerini biliyorlar icon biggrin Lunapark Macerası (İşkencesi?) ) çekiç (o aletin adı çekiç olmayabilir ama ben çekiç diyeceğim. karışıklık olması normal o yüzden) denen o kocaman şeye binmeye kalkıştılar. Büyük dönme dolap kadar yüksek olan bir aletti. Yerçekimsizlik hissi ve mide bulantısı değilde daha çok yere çakılma duygusunu iyi işleyen bir alete benziyordu. Tabii ki ben buna binmedim. Yerden mutlu bir şekilde izledim.
  • Arkadaşlar yorulunca tabii dinlenme ihtiyacı hissettiler biraz. Dinlendikten sonra kamikazeye bindik. Çekiçte olduğu gibi iyi korumaları olan bir alet. Ben o kadar rahatsız olmama rağmen buna nasıl bindim hala anlayabilmiş değilim. Alet sıkça 180 derece, arada bir 360 derece dönüyor. Yukarı çıkarken yerçekiminin etkisi katlandığından dolayı yanaklarda bir baskı hissediyorsunuz. Tam tepedeyken ise omuzlarınız acıyor çünkü destek olarak sadece güvenlikler var. Ankara’yı tersten az da olsa görebiliyorsunuz. Bir miktar mide bulandırıcı bile olabilir ama bu alet benim canımı yaktı sadece, onun dışında pek bir olayı yoktu. Yaklaşık 8-10 tur attı.
  • Kamikaze canımızı yakınca ve bir arkadaş (o da kendini biliyor icon biggrin Lunapark Macerası (İşkencesi?) burayı okuyorsan ne mutlu bana icon biggrin Lunapark Macerası (İşkencesi?) ) eve gideceğinden Kızılay’a döndük ve diğer arkadaşlarla buluştuk. Son zamanlarda yaptığımız üzere Trivial Pursuit oynadıktan sonra biri yüzünden (o ve diğerleri onu biliyor icon biggrin Lunapark Macerası (İşkencesi?) ) tekrar lunaparka döndük. Sadece gondola binme adı altında tabii.
  • Tabii ilk defa binmediğim için ilk sefere göre oldukça rahat bir şekilde atlattım hatta rahatsız olanları da izleyip güldüm. Fakat ben bu alete zorla bindirildim! Hem de kendi öz arkadaşım yüzünden! Sorarım size bu işkence değildir de nedir? En azından ayıptır yahu. Cepa’daki daha büyük gondola binmediğim sürece herhangi bir sorun olacağını zannetmiyorum.
  • Gençlik Parkı güzel olmuş. Hala gelen kitlenin damıtılması gerek belki ama yine de eski halinden çok daha iyi bir yerlere gelmiş. Tabii bu sürecin çok uzun olacağını zannetmiyorum.