1 Ağustos: Be Kind Rewind, Jeux D'enfants ve 17 Again

Sonunda tekrar bir gün içinde üç film izleyebildim. Tabii buna güvenip hergün yazacağımı garanti edemiyorum.

Be Kind Rewind

be kind rewind 300x201 1 Ağustos: Be Kind Rewind, Jeux D'enfants ve 17 AgainFilm yorumlamaya Filmyorum diye bir blog açarak başlamıştım. Bir süre sonra oraya yazı yazmayı bıraktım. Blog yazma işini çok uzun soluklu sürdüremiyordum. Kişisel bloguma da yazı yazma miktarın düşüktü o zamanlar. Neyse, demek istediğim şey Be Kind Rewind’ın benim ilk yorumladığım film olduğu. Filmin konusunu eski yazımdan öğrenebilirsiniz. Açıkçası yeniden okuduğumda şimdikinden çok daha farklı bir tavrım olduğunu gördüm. Okunmamaktan korkuyormuşum sanırım. Kendime güvensiz yazılar yazmışım. Filmi tekrar izledim bu yüzden burada tekrar yazıyorum. Güzel film. İzlenmesini tavsiye ediyorum. Jack Black o zamanlar biraz daha şişmanmış diye düşündürdü beni bir an. Çok büyük bir yapım olmasa da benim gözümde klasikleşti diyebilirim. Sinema bilgisi daha geniş olan insanları daha çok eğlendirecektir.

Jeux D’enfants

jeux denfants 300x200 1 Ağustos: Be Kind Rewind, Jeux D'enfants ve 17 AgainMelankolik insanların çok sevdiği bazı filmler vardır (Melankolik insanlar ile emolar arasında benzerlikler varmış. Bunu yeni farkettim. Melankolikleri kızdırmamak için değinmeyeceğim). Hepsinin ortak sevdiği filmler genellikle iyi filmler olur. Örneğin Eternal Sunshine of the Spotless Mind’ı sevmeyen bir melankolik tanımıyorum. Olamaz da zaten. Hem film güzel hem de onların ruh halini yansıtan bir film. Jeux D’enfants için de benzer şeyi söyleyebilirim. Karasevda diyebileceğim bir aşk hikayesi. Fransız yaklaşımı. Hayatta her şeyin oyun olup olmadığını bile düşündürmüyor değil. Şu an bu film benim aklıma Yavuz Çetin şarkıları getiriyor nedense. Filme dönecek olursam, yönetmenin filmi defalarca izletmek istediği çok belli. Tekrar izleyişlerde kenarda köşede kalmış detayları, filmin farklı yorumlanabilecek açılarını görebilirsiniz. Güzel bir film. Mutlaka izlenmeli diyemeyeceğim. Aşk acısı falan çekiyorsanız hüzünlenebilirsiniz.

17 Again

17 Again 300x199 1 Ağustos: Be Kind Rewind, Jeux D'enfants ve 17 AgainBu film gibi başka bir çok film var. Bir amca veya bir teyze (bundan sonra 15 yaşındaymışçasına yazılar yazacağım) gençliğinde yanlış bir karar almıştır veya bir fırsatı kaçırmıştır. Genç haline geri döner, verdiği yanlış karara bir kapak bulur veya kaçırdığı fırsatın negatif yönlerini görür ve filmin başındaki haline döner. Klasik bir senaryo. Bu filmin farkı ne? Bu tarz filmler çok sık çekilmiyor. 90′lardan beri dünya çok değişti. Doğal olarak gençler, aile yaşamı da değişti. Ayrıca işin içine bir de nerd konulunca film oldukça eğlenceli hale geliyor. Film eğlenceli. Hayatınızda hiçbir iz bırakmayacak. Eğlenmek için 1.5 saatinizi harcayabilirsiniz. Erkek oyuncusu sanırım popüler. Zaten onun hayranları izleyecektir. Eğlenmek için de izlenebilir ama. Arkadaşlarla izlemek daha eğlenceli olacaktır. Ayrıca filmdeki detaylarda Star Wars hayranları için bir maden yatıyor. Işın kılıcı sahnesi bile var.

Be Kind Rewind

5/5 Komedi / Drama

Açıkçası bu filmi sırf Jack Black oynuyor diye izledim. Ama beklediğimden çok daha iyi bir filmle karşılaştım. Bu kadar iyi bir skor vermemin nedeni ise filmin beni etkilemiş olması ve daha bir değerlendirme sistemi üretmemiş olmam. Size kısaca filmi özetliyorum ve sonra değerlendirmelerime geçiyorum.

Filmde VHS kiralayan bir dükkanın daha önce bir caz müzisyeninin yaşadığı bir bina olduğu söyleniyor. Fakat yeni bina yapmak için bu binanın yıkılması gerek. Dükkanın geliri ise yıkımı engelleyebilecek kadar yüksek değil. Patron seyahatteyken dükkanı emanet ettiği çalışanının arkadaşı yanlışlıkla (manyetik olarak yüklendikten sonra) tüm kasetleri siliyor. Tabii VHS bugün eskisi kadar kolay bulunan bir şey değil. Onlar da kiralamaya gelenleri boş göndermemek için silinen filmleri kendileri tekrar çekmeye başlıyorlar. Daha sonra iş baya büyüyor. Dükkan sahibi de bu yeni tekniği beğeniyor. Tabii bir süre sonra stüdyolardan geliyorlar ve çekilen tüm filmleri yok ediyorlar. Yeterli paraya ulaşmak için bir haftaları kalıyor. Daha önce film kiralamış kişilerle beraber kendi filmlerini çekmeye başlıyorlar. Film daha önce dükkanda yaşadığı söylenen caz müzisyenin hayatını konu alıyor. Çekimler bitiyor ve filmin prömiyeri dükkanda yapılıyor. Herkes gönlünden koptuğunca bir miktar bağışlıyor. Tabii film projektörle gösteriliyor. Onlar filmi dükkanın içinde izlerlerken dükkanın dışında da büyük bir kalabalık filmi izliyor ve filme büyük bir ilgi oluyor.

Gelelim benim değerlendirmeme… Bu sene ben de 10 dakika süren bir kısa film çektim. Açıkçası en az 30 saat harcadım. Bu da bana film çekiminin ne kadar zor olduğunu öğretti. O yüzden bu film sıradan izleyiciye kıyasla beni daha fazla etkiledi. Film yürek ısıtıyor. Jack Black, Stephen King’in eski gözlüklerine benzer bir gözlük takıyor ve çok hoş bir karakteri var. Ellerinde olan imkanlarla çektikleri filmler çok hoş. Açıkçası ben seyircinin bu kadar kısa sürede çekilen ve profesyonel olmayan filmlere çok ilgi göstereceklerini zannetmiyorum. O yüzden ben bu tarz çekimlerdense uzun süren bir çekim ve uzun süren bir montajdan yanayım (şahsen ben kısa filmimde öyle yaptım). Ama bilmiyorum bu yaz birkaç film daha çekmeyi düşünüyorum ve blogdaki yorumlardan (olursa tabii) yararlanmayı düşünüyorum. İlk fırsatta da kısa filmimi buraya koyacağım. Bu ilk film yazımdı. Buraları okuduğunuza göre sonuna kadar okumuşsunuz demektir. O yüzden çok teşekkür ediyorum.