Bloggerlar İçin Özlü Sözler

  • Her blogger bir gün Twitter’ı tadacaktır
  • Sakla taslağı, gelir zamanı
  • Bahtsız bloggerı, çölde Türk Telekom engeller
  • Anlayana bir iki yorum az, anlamayana Twitter gaz
  • Reklamım yok diye üzülüyordum, blogu olmayan blogger gördüm
  • Blogger ölmüş, yorumlar diriltmiş
  • Aceleci blogger, Sandbox’a düşer
  • RSS’i ye, bağını sorma
  • Tatlı post, Google’ı deliğinden çıkarır
  • Blogger blogunda gerek
  • İşleyen blog spam tutmaz
  • Microsoft’un kulağı var
  • Blog bloga kavuşmaz, blogger bloggera kavuşur
  • Doğru yazanı dokuz blogdan kovarlar
  • Blog alma, blogger al
  • Blog buldun yaz, Telekom gördün mü kaç
  • Bloggerın halinden yorumcu anlamaz
  • Bir gelen bağlantının kırk yıl hatırı vardır
  • Blogger, bloggerın PR’ına muhtaçtır
  • Yazmayan Bloga PR verilmez
  • Kısa yazı oku, kısa yazma
  • Büyük blog küçük blogu yutar
  • Köprüyü geçene kadar bloga Google derler
  • Bugünün yazısını yarına bırakma
  • Blogger sıkışmayınca Google yetişmez

Bahçede Laptop

field laptop1 300x180 Bahçede LaptopBaşkalarının rüyalarını dinlemenin sıkıcı olduğuna inanmam. Unutulan kısımlar olduğu zaman belki sıkıcı olabiliyor (unutulan boşluklar sonradan doldurulursa pek güzel olmuyor). Peki bunlarla başlığın ne alakası var? Anlatayım. Rüyamın tamamını anlatmayacağım ama rüyamda gördüğüm ve bu yazıya adını veren olayı anlatacağım. Kişiselleşsek de teknolojiden kopmuyoruz yani.

Bizim kaldığımız lojmanların arkalarında (veya çok yakınlarında) bahçeler bulunur. Her aileye bir bahçe düşer. Çalışanlar bu bahçelere genellikle sebze ve çabuk yetişen mevyeler ekerler. Bazı bahçelerde meyve ağaçları da vardır. İşte böyle bahçelerde genellikle oturmak için hoş alanlar da olur. Çardaklar, üstü açık banklar… Hele çocuksanız oldukça eğlencelidir. Neyse, rüyamda böyle bir bahçede sıradan bir aile çalışırken bir kütüğün üstüne konulmuş bir laptop var. Müzik mi çalıyor internete mi giriliyor kestiremiyorum. Buradan sonrasını da hatırlamıyorum zaten. Fakat bu görüntü hoşuma gidiyor. İnsanların teknoloji nefreti/cahilliği yerine teknolojiyle dost olmaları hoşuma gidiyor. Yazının devamını uyduramadım. O yüzden burada kesiyorum. Biraz daha etraflı düşünüp yazı yazmaya başlasam iyi olacak.

-18 Mevzuu

Untitled  18 Mevzuu+18 pek popülerdir. Bunun kendince nedenleri var. Sıralayayım bir kısmını:

  • +18 Cinsel içerik ifade eder. Bazı insanlar +18 yaftasını görünce heyecanlanır, bazıları kudurur.
  • +18 Türkiye’de reşitliği ifade eder. 18 yaşında ve üstünde olanlar insan haklarına göre çocuk olarak tanımlanamaz. Bizim kanunlarımıza göre de normal aklı başında bir birey olarak görülür (özürleri yoksa).
  • Aslında +18, kişiliği oturmamış çocukların görmemesi gereken içerikleri de ifade eder. Cinselliğin yanında; şiddet, korku, bağımlılık yapıcı madde özendiriciliği…
  • +18 serbestçe alkol alımını temsil eder, içkili mekanlara velisiz giriş kağıdıdır. 18′e geldiğinde kimliğine +18 stickerı yapıştıran arkadaşlarım vardı.
  • +18 özgürlük anlamına da gelir. Pek çok kişi bu yaşlarda üniversitede çok farklı ortam görüp özgürlüğün tadını çıkarır. Hayatını şekillendirmeye başlar.

Gördüğünüz gibi 18 yaş ve sonrası pek çok anlama gelebilen oldukça önemli bir kavram. İnsanların çoğunun hayatlarının büyük kısımları da 18 yaştan sonra yaşanıyor. Fakat 18′den sonrasını belirleyen şey 18 öncesidir. 7′sinde neyse 70′inde de odur deyişi de bu konuda beni destekliyor. E o zaman -18′i de inceleyelim bir:

  • -18 tam bağımlılıktan bağımsızlığa geçişin yaşandığı önemli bir dönemdir.
  • -18 genellikle çok ciddiye alınmaz. Fakat akıl yaşta değil baştadır. Tabii ben küçük yeğenimi ciddiye alıyor muyum? Hayır
  • Ben tek çocuktum o yüzden kardeş ne demek pek bilmem. Fakat -18 döneminde kardeşlerle iyi-kötü fakat mecburi bir ilişki sürdürülür (kardeşlerin ayrı olmadığı varsayılırsa). Dediğim gibi bu konuda bilgim yok.
  • -18 yasalar, bireyler tarafından korunur. Korunmak zorundadır. Bu bireylerin çaresizliklerinde yapabilecekleri çok fazla bir şey yoktur çünkü.
  • -18 kötü alışkanlıksızlıktır. Yasalara göre bağımlılık yapıcı madde kullanamazlar. Fakat alkol ve sigara almış başını gidiyor. Ben de o dönemlerimde alkol kullandım. Fakat doğruluğunu savunabileceğimi düşünmüyorum. Uyuşturucu gibi şeyler zaten yaş tanımaz biçimde yasak. Fakat bu yaşlarda bağımlılığa başlayan gençler de olabiliyor.
  • -18 cinsiyet ayrımının oluştuğu aralıktır. Kızlar da erkekler de karşı cinsin neden kendilerinden farklı olduğunu sorgular. Başta bu fark önemsenmese de daha sonra bu uçurum daha da açılacak, çok ilginç sonuçlar doğuracaktır.
  • -18 demek 9 ay okul demektir. Pek çok öğrenci için sabah erken kalkma (ah o öğlenciler!), forma-önlük vs., zorunlu eğitim, ilk ve orta öğretim anlamına gelir. Bu öğretim aşamalarında bireyin özgür düşüncesinin ön sıralarda olmadığını da pek çoğumuz ilk elden yaşamışızdır.
  • -18 dönüp bakıldığında güzel yıllar demektir. Elbette bazıları için güç, travmatik geçmiş olabilir ancak çok anormal bir durum olmadığı sürece “Ah keşke çocuk/genç olsam keşke” laflarının söylenmesine neden olur. Bu da çok ilginçtir. Büyükler küçülmek, küçükler büyümek ister. Bir tarafın ömrünü kısaltmak isterken diğer tarafın uzatmak istemesi bana ilginç gelir. Tabii bu oldukça basit bir şekilde deneyimsizlikle açıklanabilir.
  • -18 candır, kandır, şımarıktır, ergendir, liselidir, liselimdir, canısıdır.

Biliyorum -18′de değinebileceğim daha pek çok nokta vardı. Fakat bu yazıyı okuyabiliyorsanız zaten bazı şeylerin farkına varmışsınızdır. Sizlere zaten bildiğiniz şeyleri tekrarlatacak değilim. Kendimi tekrarlamayı da sevmem ama duyulmadıysam da çekinmeden tekrarlarım. Ayrıca burada gerçekten güzel bir liste var. Sonlara doğru sevdiğim grupları yığsam da başlarda oldukça çeşitli ve zevkli. Lemmy Kilmister’ın coverlarını da dinleyin.

    Yeni İç Çamaşırı Kokusu

    kucukmubasir’in de desteğiyle (modern sabahlar seveni ben de severim) kişisel yazılara girişiyorum efendim (alkış). Teknoloji yazılarına devam eder miyim bilemiyorum. Aklıma ne eserse onu yazarım artık. Fakat nedense gazetelerin tiraj kaygısı gibi benim de hit kaygım var. Okunmadıktan sonra yazmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Neyse bakalım görelim. Bu yazılar neler getiriyor neler götürüyor. Ha hatırlamışken, sırf kişisel yazılar bloga uygun olsun diye bir de tema değiştirdim.

    Continue reading

    WordPress Yeni Sürümü 2.8 – Baker Çıktı

    wordpresslogonotextrgb Wordpress Yeni Sürümü 2.8 – Baker Çıktı Bu blog da dahil olmak üzere pek çok blogun kullandığı WordPress yeni sürümünü kullanıma sundu. En büyük yeniliği bileşen (“widget”) arayüzünün yenilenmesi olan bu yeni sürüme, bir önceki sürümde de olduğu gibi yine bir caz (Jazz yazınca altını çiziyor) sanatçısının adı verildi. Chet Baker’ın müziğiyle özdeşleştirilen bu sürüm, önceki sürümlere göre daha hızlı kullanımı vaadinde bulunuyor. Özellikle yönetici kısmında kullanılan betikler daha iyi optimize edilmiş. Yeni eklenen önemli bir özellik de FTP istemcisi kullanmadan tema ve eklenti yükleme özelliği. Zaten eklentiler ve temalar için bir güncelleme mevcutsa WordPress.org üzerinden güncelleme yapılabiliyordu. Aynı şekilde WordPress’in yeni sürümü çıktığında da bir güncelleme mekanizması mevcuttu. Bu mekanizmaya benzer bir şekilde yönetim panelinden ayrılmadan tema ve eklenti yükleme özelliği getirilmiş. Tema seçmek için pek çok seçenek sunulmuş. Bu seçeneklere göre yapılan aramalarda çıkan sonuçları direkt olarak blogda denenebilmesi de oldukça hoş bir özellik olmuş.  Geliştiriciler için bileşen yazmayı kolaylaştırmak için yeni bir Widget API sunulmuş. Yeni sürümdeki tüm değişikliklere buradan ulaşılabilir. Şimdilik tam Türkçeleştirilmemiş olsa da çeviriler tamamlandığında buradan Türkçe sürüm indirilebilir.