Dumansız Hava Sahası Yanlışları

Gorsel06Tamam güzel bir hareket. Senelerdir sigara içmeyenlerin zehirlenmesine dur diyen bir hareket. Fakat bir kısım insanın özgürlüğü için başka bir kısım insanın özgürlüklerinin kısıtlanması doğru mu? Bu yazıda bu konuyla ilgili düşüncelerimi paylaşacağım.
Öncelikle yasanın ne olduğunu görelim. havanikoru.org.tr‘den özetlenmiş halini aldım:

  • 19 Mayıs 2008 Pazartesi günü sigarasız bir Türkiye’ye merhaba diyoruz. Toplumun tüm kesimlerini ve özellikle gelecek nesilleri, başkalarının içtiği sigara ve tütün ürünlerinin dumanın zararlı etkilerinden korumak amacıyla yeniden düzenlenen Yasa uygulanmaya başlıyor.
  • 19 Mayıs 2008 tarihinden itibaren, kamunun ortak kullanım alanlarında, işyerlerinde, toplu taşıma araçlarında sigara içilemeyecek ve diğer tüm tütün ürünleri kullanılamayacak. Yasada belirlenmiş istisnai alanlar son derece sınırlı.
  • Kamuya açık kapalı alanlar ve işyerlerinde artık sigara içme odaları olmayacak.
  • Tütün tüketilmesine izin verilmeyen alanların her kademedeki yöneticileri, bu düzenlemelerin uygulanması konusunda yasal olarak sorumlu olacaklar.
  • Yasa kapsamında, tütün tüketilmeyecek tüm bina ve araçlara bu durumu belirten uyarı yazıları asılacak.
  • Yasa, sigara, pipo, nargile, puro gibi bütün tütün ürünlerini kapsıyor.
  • Yasa bu değil ama özetlenmiş bir hali. Ayrıca sitenin güncellenmediği de gözümden kaçmadı. Çünkü yasakların bir kısmı bu sene uygulamaya girecek. Yasanın açıkça belirtilmese de asıl amacı sigarayı zorla bıraktırmak. Böyle bir şey kabul edilemez. Tamam sigara içmeyenleri koruyalım ama sigara içenleri niye dışlayalım? İki gün sonra sigara içiyor diye işinden çıkarılacak veya uyarı alacak çalışanlar olacaksa bu yasa olmasın daha iyi. İnsanlara sigara içiyor diye baskı yapmaya kimsenin hakkı yok. Bırakmak isteyip bırakamamak iradesizliktir, fakat bırakmamakta kararlı olanları bırakmaya zorlamak bana hiç demokratik gelmiyor.

    Yasanın üçüncü maddesi gerçekten saçma. Bir kere meclis kendi uymuyor! Sigara içme odaları sigara içenleri sıkmadan, sigara içmeyenleri koruyan bir yöntem. Bu maddeden aslında yasanın sigarayı zorla bıraktırmak istediği de ortaya çıkıyor. Kapalı alanlarda sigara içememe yazları sorun yaratmasa da kışları sigara içenleri oldukça zorluyor. Sigara içenlere dolaylı olarak işkence yapılıyor.

    Yasak sadece sigara değil tüm tütün ürünlerini de kapsıyor. Yine resmi sitede şöyle bir tanım geçiyor:

    “Tütün ürünü” ibaresi tüttürme, emme, çiğneme ya da buruna çekerek kullanılmak üzere üretilmiş, hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün yaprağından imal edilmiş maddeyi ifade eder.”

    Eh ne bu şimdi? Emme, çiğneme veya buruna çekme yöntemiyle tüketilen tütün ürünlerinin yanındaki adama ne zararı var? Açıkça neden kötü alışkanlıklar toptan yasaklanmıyor? Kutsal dinlerce koyulan yasakların herkese dayatılmasını yanlış buluyorum. Sigara içmeyenlerin sigara dumanına bulanmasını da yanlış buluyorum ama daha eşit şartlar halinde gerçekleştirilebilecekken bu şeklin tercih edilmesi beni düşündürüyor. Yakın bir gelecekte alkol kullanımı için de yapılacak düzenlemeler kötü sonuçlar doğurabilir.

    Fikirler, Hayatsal kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

    Bıyıkbıyıkbıyıkbıyıkbıyıkbıyıkbıyıkbıyıkbıyık…

    recepbiyikBıyıksız erkek olmaz arkadaş! Böyle! Bakın devlet büyüklerimize, hepsi bıyıklı. Bir bildikleri var demek ki. Sakın bu yazıyı taşlama amaçlı yazdığımı düşünmeyin. Benim de neredeyse bir yıllık bıyığım ve sakalım var. O yüzden bilmeden atıp tutmuyorum. Bıyığımın ömrü iki basamaklı sayılara varırsa o zaman çok büyük yerlerde olurum. Şimdiden söyleyeyim. Tanımamazlık da yaparım. Hiç çekinmem, iplemem.

    Bakınız Wikipedia ne diyor:

    çok eskiden beri iklim koşulları, gelenek, dinsel inanış ve kişisel istek gibi etkenlere bağlı olarak sakal ve bıyık uzatmışlardır.Başlangıçta sakal ve bıyık birlikte bırakılırken, sakal olmaksızın ilk bıyığa MÖ y. 2650′de Eski Mısır kaynaklarında rastlanmıştır.

    Bıyık bugün bir tercih gibi gösterilse de aslında bir gelenek. Tarihi de oldukça eski. Orta Asya Türklerinin bıyık sevdasının da geçmişten geldiği belli. Eminim çok daha eski tarihlere dayanan bir geçmişi vardır. Peki modern hayat bizi neye zorluyor? Bıyıksızlık, sakalsızlık. Aslında dünyanın pek çok yerine bıyık-sakal önemsizken, sonradan yüklenen siyasi anlamlar yüzünden çeşitli ülkelerde farklı yaklaşımlar olabiliyor. Örneğin bizde devlet memurlarının sakal bırakması yasak, bıyıklarının da birgulclooneyqu8 adabının olması gerekiyor. Yine benzer şekilde askeriye de bıyık ve sakal hoş karşılanmıyor. Elbette bazı hijyenik nedenler vardır ama hangi çağda yaşıyoruz? İstendikten sonra temizlik çok zor bir mevzuu değil.

    Eğer popülerist yaklaşımlarından dolayı bıyık bırakmayan arkadaşlar varsa hiç düşünmesinler bıraksınlar. Bakınız devlet büyüklerimize! Bıyıklılar hepsi! Neden? Bıyık yaşınız ne kadar uzunsa hayatta elde ettiğiniz başarılar da o kadar fazladır. Bıyık bir nevi başarıya açılan kapının anahtarıdır. Elbette bıyıksız başarı örnekleri de mevcuttur ancak bıyıklı biri basamakları 3er 5er tırmanırken, bıyıksız biri teker teker ancak çıkabilir.

    35164f4bfc281688fa5381282501dd02Gençleri bilgilendirmek, bıyık küskünlerini geri kazanmak için ufak bir kampanyamız var. Yandaki resmi veya buradaki resmi kullanabilirsiniz. Daha önce Friendfeed’de bir hareketlenme yaratmıştım. Bu sefer kampanyayı daha da ileriye taşımak istiyorum. Desteğinizi en iyi şekilde bıyık bırakarak gösterebilirsiniz. Bayansanız ve bıyık bırakmak istemiyorsanız (veya bir şeye benzemiyorsa) sözlü olarak veya resimleri kullanarak bizi desteklemeniz bizim bıyıklarımızı daha gür kılacaktır.

    Eğer bu hareketlenme yeteri kadar başarıya ulaşırsa hedefimiz Handlebar’da düzenlenen Dünya Sakal ve Bıyık Şampiyonasına Alaska Sakal ve Bıyık Klübünün düzenlediği Dünya Sakal ve Bıyık Şampiyonalarına katılıp derece elde etmek. Böyle bir yarışmaya katıldıktan sonra basının göstereceği ilgi de cabası.

    Son olarak belirtmek istediğim bir nokta daha var. Bu bıyık hareketinde kesinlikle bıyık ayrımı yapılmayacaktır. Ucunu büren de, badem bıyık da, ince bıyık da, pala bıyık da birdir! Siyasi anlamları (varsa) bunları yok sayarak sadece kültürel çeşitliliklerine odaklanmaktır amacım. Bıyığın kötü imajını artık değiştirelim!

    Aktiviteler, Fikirler, Hayatsal, Saçmalama kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | 1 yorum

    Bloggerlar İçin Özlü Sözler

    • Her blogger bir gün Twitter’ı tadacaktır
    • Sakla taslağı, gelir zamanı
    • Bahtsız bloggerı, çölde Türk Telekom engeller
    • Anlayana bir iki yorum az, anlamayana Twitter gaz
    • Reklamım yok diye üzülüyordum, blogu olmayan blogger gördüm
    • Blogger ölmüş, yorumlar diriltmiş
    • Aceleci blogger, Sandbox’a düşer
    • RSS’i ye, bağını sorma
    • Tatlı post, Google’ı deliğinden çıkarır
    • Blogger blogunda gerek
    • İşleyen blog spam tutmaz
    • Microsoft’un kulağı var
    • Blog bloga kavuşmaz, blogger bloggera kavuşur
    • Doğru yazanı dokuz blogdan kovarlar
    • Blog alma, blogger al
    • Blog buldun yaz, Telekom gördün mü kaç
    • Bloggerın halinden yorumcu anlamaz
    • Bir gelen bağlantının kırk yıl hatırı vardır
    • Blogger, bloggerın PR’ına muhtaçtır
    • Yazmayan Bloga PR verilmez
    • Kısa yazı oku, kısa yazma
    • Büyük blog küçük blogu yutar
    • Köprüyü geçene kadar bloga Google derler
    • Bugünün yazısını yarına bırakma
    • Blogger sıkışmayınca Google yetişmez
    Fikirler, Hayatsal, Saçmalama kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | 3 yorum

    Bahçede Laptop

    field-laptop1Başkalarının rüyalarını dinlemenin sıkıcı olduğuna inanmam. Unutulan kısımlar olduğu zaman belki sıkıcı olabiliyor (unutulan boşluklar sonradan doldurulursa pek güzel olmuyor). Peki bunlarla başlığın ne alakası var? Anlatayım. Rüyamın tamamını anlatmayacağım ama rüyamda gördüğüm ve bu yazıya adını veren olayı anlatacağım. Kişiselleşsek de teknolojiden kopmuyoruz yani.

    Bizim kaldığımız lojmanların arkalarında (veya çok yakınlarında) bahçeler bulunur. Her aileye bir bahçe düşer. Çalışanlar bu bahçelere genellikle sebze ve çabuk yetişen mevyeler ekerler. Bazı bahçelerde meyve ağaçları da vardır. İşte böyle bahçelerde genellikle oturmak için hoş alanlar da olur. Çardaklar, üstü açık banklar… Hele çocuksanız oldukça eğlencelidir. Neyse, rüyamda böyle bir bahçede sıradan bir aile çalışırken bir kütüğün üstüne konulmuş bir laptop var. Müzik mi çalıyor internete mi giriliyor kestiremiyorum. Buradan sonrasını da hatırlamıyorum zaten. Fakat bu görüntü hoşuma gidiyor. İnsanların teknoloji nefreti/cahilliği yerine teknolojiyle dost olmaları hoşuma gidiyor. Yazının devamını uyduramadım. O yüzden burada kesiyorum. Biraz daha etraflı düşünüp yazı yazmaya başlasam iyi olacak.

    Fikirler, Hayatsal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | 2 yorum

    -18 Mevzuu

    Untitled+18 pek popülerdir. Bunun kendince nedenleri var. Sıralayayım bir kısmını:

    • +18 Cinsel içerik ifade eder. Bazı insanlar +18 yaftasını görünce heyecanlanır, bazıları kudurur.
    • +18 Türkiye’de reşitliği ifade eder. 18 yaşında ve üstünde olanlar insan haklarına göre çocuk olarak tanımlanamaz. Bizim kanunlarımıza göre de normal aklı başında bir birey olarak görülür (özürleri yoksa).
    • Aslında +18, kişiliği oturmamış çocukların görmemesi gereken içerikleri de ifade eder. Cinselliğin yanında; şiddet, korku, bağımlılık yapıcı madde özendiriciliği…
    • +18 serbestçe alkol alımını temsil eder, içkili mekanlara velisiz giriş kağıdıdır. 18′e geldiğinde kimliğine +18 stickerı yapıştıran arkadaşlarım vardı.
    • +18 özgürlük anlamına da gelir. Pek çok kişi bu yaşlarda üniversitede çok farklı ortam görüp özgürlüğün tadını çıkarır. Hayatını şekillendirmeye başlar.

    Gördüğünüz gibi 18 yaş ve sonrası pek çok anlama gelebilen oldukça önemli bir kavram. İnsanların çoğunun hayatlarının büyük kısımları da 18 yaştan sonra yaşanıyor. Fakat 18′den sonrasını belirleyen şey 18 öncesidir. 7′sinde neyse 70′inde de odur deyişi de bu konuda beni destekliyor. E o zaman -18′i de inceleyelim bir:

    • -18 tam bağımlılıktan bağımsızlığa geçişin yaşandığı önemli bir dönemdir.
    • -18 genellikle çok ciddiye alınmaz. Fakat akıl yaşta değil baştadır. Tabii ben küçük yeğenimi ciddiye alıyor muyum? Hayır
    • Ben tek çocuktum o yüzden kardeş ne demek pek bilmem. Fakat -18 döneminde kardeşlerle iyi-kötü fakat mecburi bir ilişki sürdürülür (kardeşlerin ayrı olmadığı varsayılırsa). Dediğim gibi bu konuda bilgim yok.
    • -18 yasalar, bireyler tarafından korunur. Korunmak zorundadır. Bu bireylerin çaresizliklerinde yapabilecekleri çok fazla bir şey yoktur çünkü.
    • -18 kötü alışkanlıksızlıktır. Yasalara göre bağımlılık yapıcı madde kullanamazlar. Fakat alkol ve sigara almış başını gidiyor. Ben de o dönemlerimde alkol kullandım. Fakat doğruluğunu savunabileceğimi düşünmüyorum. Uyuşturucu gibi şeyler zaten yaş tanımaz biçimde yasak. Fakat bu yaşlarda bağımlılığa başlayan gençler de olabiliyor.
    • -18 cinsiyet ayrımının oluştuğu aralıktır. Kızlar da erkekler de karşı cinsin neden kendilerinden farklı olduğunu sorgular. Başta bu fark önemsenmese de daha sonra bu uçurum daha da açılacak, çok ilginç sonuçlar doğuracaktır.
    • -18 demek 9 ay okul demektir. Pek çok öğrenci için sabah erken kalkma (ah o öğlenciler!), forma-önlük vs., zorunlu eğitim, ilk ve orta öğretim anlamına gelir. Bu öğretim aşamalarında bireyin özgür düşüncesinin ön sıralarda olmadığını da pek çoğumuz ilk elden yaşamışızdır.
    • -18 dönüp bakıldığında güzel yıllar demektir. Elbette bazıları için güç, travmatik geçmiş olabilir ancak çok anormal bir durum olmadığı sürece “Ah keşke çocuk/genç olsam keşke” laflarının söylenmesine neden olur. Bu da çok ilginçtir. Büyükler küçülmek, küçükler büyümek ister. Bir tarafın ömrünü kısaltmak isterken diğer tarafın uzatmak istemesi bana ilginç gelir. Tabii bu oldukça basit bir şekilde deneyimsizlikle açıklanabilir.
    • -18 candır, kandır, şımarıktır, ergendir, liselidir, liselimdir, canısıdır.

    Biliyorum -18′de değinebileceğim daha pek çok nokta vardı. Fakat bu yazıyı okuyabiliyorsanız zaten bazı şeylerin farkına varmışsınızdır. Sizlere zaten bildiğiniz şeyleri tekrarlatacak değilim. Kendimi tekrarlamayı da sevmem ama duyulmadıysam da çekinmeden tekrarlarım. Ayrıca burada gerçekten güzel bir liste var. Sonlara doğru sevdiğim grupları yığsam da başlarda oldukça çeşitli ve zevkli. Lemmy Kilmister’ın coverlarını da dinleyin.

      Fikirler, Hayatsal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 5 yorum
      Toplam 64 sayfa, 30. sayfa gösteriliyor.« İlk...10202829303132405060...Son »