Saç Uzatacaklara Tavsiyeler

29 Ağustos akşamı saat 9.30 civarlarında bir seneden daha uzun süredir uzattığım saçlarımı kestirdim. Pek çok öğrencinin hayalidir liseden sonra üniversitenin ilk yılında saç uzatmak. Ben de uzatmak istiyordum, uzattım, tatmin oldum, kestirdim. Önce isterseniz bir öncesi/sonrası fotoğrafı koyayım, sonra da tavsiyelerimi vereyim.

 Saç Uzatacaklara TavsiyelerSaçlarınızı uzatmaya karar verdiyseniz lise öğrenciliğinden çıkmış olmanız lazım. Çalışıyorsanız çalıştığınız yerin de uzun saça bir şey dememesi lazım. Saçın uzun halindense tam uzamamış hali hem görüntü açısından hem de rahatlık açısından oldukça kötü olacaktır. Bu yüzden öğrenciyken saç uzatmak en idealidir. Eğer üniversiteye ilk girişinizde kazanamadıysanız dershane dönemlerinde uzatmanızda bir sakınca yok. Liseden sonra direkt üniversiteye girelecekse ilk sene uzatmayın diyorlar, ben liseden sonra uzattım. Neden öyle dedikleri anlamış değilim. Belki üniversitede daha çok zaman geçirdikçe anlayacağım.

Saçınızın türüne göre saç uzatma potansiyelinizin de farklı olduğunu anlatayım önce. Benim saçım dalgalıydı. Uzadıkça kıvırcıklaşır gibi oldu. Kıvırcık saçlıların saç uzatması zor. Balon şeklinde uzun bir süre geçirmeleri gerekiyor. Düz saçlıların ise herhangi bir problemi yok. Düz saçlıların saçlarını uzattıktan sonra taramak gibi dertleri de olmuyor. Kıvırcık ve dalgalı saçlılar ise saçlarını uzattıktan sonra tarama ihtiyacı hissedebilir. Saçlar birbirine yapışıyor ve hoş olmayan bir görünüm oluyor. Tabii arkadan bağladıktan sonra böyle dertler pek olmuyor ama o uzunluğa erişmesi de bir sene sürüyor. Rasta yaptırmak veya tree-hugger (aşırı doğacı diyelim) olmak gibi çözümleriniz de var. Karar size kalmış.

Saç uzatmak genellikle uzun bir süreden sonra saçları inceltiyor ve saç diplerinin açılmasına neden oluyor. Saçlar yanlara ayrılırsa ayrılan yerde beyaz bir bölge oluşuyor. Yok edilmesi zaman alıyor. Bunun dışında saçlarda kırıklar oluşuyor. Toplandığı zaman göze pek de hoş görünmeyen efektler sunabiliyor. Ayrıca saçlar uzamaya başladığında eşit uzunlukta olmadığı için saçlarınızı toka dışında bir yardımcı kullanmadan toplamanız 1 seneden fazla sürüyor.

Sonuç olarak 1 yıldan fazla bir süre, saç sağlığı gibi konularda taviz verebileceğinizi düşünüyorsanız saç uzatabilirsiniz. Benim ailemde tüm erkekler kel olduğu için ben de kelleşmeden bir hevesimi alayım dedim. Babama buradan saygılar icon wink Saç Uzatacaklara Tavsiyeler

Kim Kimi Engellemiş?

ffblockrlogo300x1201 Kim Kimi Engellemiş?Dün sosyal medyanın gücüne birinci elden tanık oldum. Birinci elden diyorum çünkü benim yüzümden pek çok olay yaşandı. Eve Online diye bir oyun var, onun bir tanıtım videosundaki gibi oldu (bkz. The Butterfly Effect Trailer YouTube’a giremiyorsanız o sizin sorununuz). Abone olmaya çalıştığım birine abone olurken izin verilemedi hatası verince acaba beni engelledi mi diye düşündüm. İki hafta kadar bu durumda devam edince aklıma ffblockr vardı oraya bakayım diye bir fikir geldi. ffextra 300x200 Kim Kimi Engellemiş?Ffblockr da bir süredir kapalıydı. Şansıma beta denemeleri için açık yakaladım. Girdim denedim, tahmin ettiğim o kişinin beni engellediğini söyledi. Hatta 3-4 kişiyi daha ortaya çıkardı. Ben de bu durumu Friendfeed’e yazdım (bkz. ff). 30′a yakın yorum olunca doğal olarak 15′e yakın kişi de görmüş oldu. Onlar da yazınca ve onlara da yorum yapılınca pek çok kişi blok etkisi altına girdi. Daha sonra ffblockr tekrar kapandı ama bu sefer de FFextra’dan bloklayanlara bakmaya başladılar. Kodlamaya laf atanlar bile oldu. En sonunda FFextra’nın kaynak kodları bile açıldı. Sonuçta bir çok kişi engel tartışmalarına kapıldı gitti. Dün çok fazla verimli geçmedi. Feedlerde hep engellemeler tartışıldı, kodlamalar konuşuldu. Gereksiz yere sinirler gerildi, kalpler kırıldı. Birbirlerini telefonla arayıp konuşanlar bile olmuş. Açıkçası kodlama ile ilgili olan tartışmaları pek takip etmedim ama sorun Friendfeed’den kaynaklanıyor bence. Çok fazla kafanıza takmayın. Engelleri engelledikten sonra hiç bir sorun kalmayacaktır.

En Yavan Klişeler

Yazıyı yazmadan önce içine ekleyebileceğim klişeleri düşünürken nedense hep filmlerden ve dizilerden gittiğimi fark ettim. İşin içine insan ilişkilerini de katmaya karar verdim. Hatta düşündüm de ramazandan sonra “Otostoçunun Rock’n Roll Rehberi”ne başlayayım.

Amerika’nın Her Zaman Kurtulması

Aksiyon filmlerinde genellikle çok yüksek sayıda kişiyi ilgilendiren bir problem engellenmeye çalışılır. Bu terörist saldırı olabilir, meteor olabilir hatta doğal afetler bile olabilir (depremi falan durduruyorlar ya). Aksiyon filmlerinin büyük bütçeleri olduğu için genellikle Hollywood dışında aksiyon filmi çeken olmaz. Artık kimilerine göre propaganda kimilerine göre saçmalık bilemeyeceğim ama bu filmlerde metropolitan şehirler tehdit altında olur ve başrol oyuncumuz şehri mutlaka kurtarır. Elbette bazı şeylerden vazgeçer hatta kendini bile feda edebilir ama verilen bütün hasara rağmen şehir kurtulur. Film abartmak istiyorsa kahramanın arkasına bilumum yerlere büyük boylarda bayraklar da yerleştirebilir. 24′te gördüğümüz üzere Amerika ufak kayıplar verebilir ancak hiçbir zaman tam olarak kaybetmez. Kötü olan tüm olayların sonuçları da beklenenden iyi çıkar sonra.

Sorun Sende Değil Bende

Bir sevgili bu lafı ayrılırken söylüyorsa yazık ona. Karşısındakine değil kendine hakaret ediyor bence. Artık bu lafı kullanan kaldı mı bilmiyorum ama mümkünse azalarak bitsin. İki gün sonra uzaylılarla karşılaşsak bize böyle deseler çok çirkin şeyler yaparız onlara çünkü.

Durun! Siz Kardeşsiniz!

Bir zamanların kaçınılmaz klişesi. Sinema klişelerinden bahsedeceğim deyince yabancı sinemayı düşündünüz tabii, değil mi? Oysa Türk sinemasının klişeler konusunda yabancılardan aşağı kalır yanı yok(tu). Yeşilçam’ın altın günlerinin bitmesiyle bu klişe de azalarak bitmiştir. Halen Yeşilçam Tv’de görebilirsiniz.

Almanlar Yenilince Biz De Yenilmiş Sayıldık

Bu cümleyi duymamış olamazsınız. İlkokulda yavrucaklar eziklik duygusu yaşamasın, milliyetçiliklerine zarar gelmesin diye böyle denir. Biz Avusturya-Macaristan İmp. gibi birleşmedik ki onlar yenilince biz de yenik sayılalım.

Herkes Kapısının Önünü Süpürse Sokaklar Tertemiz Olur

Eski klişelerden biridir. Bunu söyleyen yurt dışına çıkmışsa mutlaka “Bilmem nerede geceleri sokakları deterjanla temizliyorlar” da diyecektir. Bu kişi sigara içiyorsa izmaritini de sokağa atmayı ihmal etmez. Sokağa atmak demişken bir de “Bilmem nerede sigara içtikten sonra izmaritlerini ceplerine koyuyorlar” ve “Bilmem nerede herkes sokaklarda işiyor” klişeleri de kaçınılmaz olabilir.

Gizemli Karakterin Önünden Otobüs Geçtikten Sonra Kaybolması

Dizilerde ve filmlerde mutlaka görmüşsünüzdür (hayatınızda sadece bir film izlemediğinizi varsayıyorum). Gizemli karakter bizim ana karaktere uzaktan bakıyordur. Bizim ana karakter ne olduğunu çözemeden ya önünden otobüs geçer ya da kamera bizim karaktere döner ve eski haline döndüğünde karakter kaybolur. Hayatta kim böyle kaybolabiliyor ki? Süper kahraman değiliz ki biz! Sevgili yapımcılar kaçma efekti falan bir şeyler bulun adamı sinir etmeyin.

Tek Maçtan Yatmak

İddaa, spor toto gibi oyunlar döneminden gelen bir klişedir. Genellikle doğru olmakla birlikte eğer bahsi oynayan şahıs futbol bilgisine güveniyorsa 10 yanlış yapsa bile bilet tek maçtan yatar. Zaten futbol bilgisine güvenen bu adam biletlerini de gizlilik içinde hazırlar, kimse görmeden bayiiye verir. Geleceği parlak değildir.

Üniversitede Kızlar Teklif Ediyormuş

Tarihin en yavan klişesi olmaya adaydır. Cümle zaten tam olarak net olmadığı için içerisinde bir gizem taşır. Ne teklif ediyorlarmış? Lisedeki ergen doğal olarak hala kendi pembe unicornlu dünyasında dolaştığı için böyle laflar duyar. Bu gibi lafları diyen hocalar da olabilir. Maksat çocukları daha çok çalıştırmaktır. Bu hoca “üniversiteye kapağı at gerisi kolay” gibi oldukça yanlış bir klişeye de imza atar. Gençleri zehirleyen bu klişeler külliyen yalan ve topluma zararlıdır. İlk kullanan adam bulunursa falakaya yatırılsa bile azdır Iron Maiden’ı denemek için uygun bir aday olabilir.