<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Onur Baykal Şahsi Blog</title>
	<atom:link href="http://onurbaykal.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://onurbaykal.com.tr</link>
	<description>Quality Tennesee Sour Mash Blog</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Mar 2010 08:32:51 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<atom:link rel='hub' href='http://onurbaykal.com.tr/?pushpress=hub'/>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>82. Oscar Ödülleri Dağıtıldı</title>
		<link>http://onurbaykal.com.tr/2010/03/82-oscar-odulleri-dagitildi/</link>
		<comments>http://onurbaykal.com.tr/2010/03/82-oscar-odulleri-dagitildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 06:24:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur Baykal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Film Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemasal]]></category>
		<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[82. oscar]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[the hurt locker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onurbaykal.com.tr/?p=1701</guid>
		<description><![CDATA[Sonunda o gün geldi ve geçti. Açıp izlemedim ama bu hafta içerisinde töreni izleyeceğim çünkü bu senenin sunucuları Steve Martin ve Alec Baldwin. İkisi de SNL tarihinin en önemli insanlarından. Bu yüzden törenin oldukça eğlenceli geçeceğine eminim. Doğruyu söylemek gerekirse bu seneki filmlerin de tamamını izlemediğimden dolayı beklentilerimle sonuçlar pek uyuşmadı ama yine de sonuçları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/oscar_heykelcigi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1702" title="oscar_heykelcigi" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/oscar_heykelcigi-268x300.jpg" alt="" width="161" height="180" /></a>Sonunda o gün geldi ve geçti. Açıp izlemedim ama bu hafta içerisinde töreni izleyeceğim çünkü bu senenin sunucuları Steve Martin ve Alec Baldwin. İkisi de SNL tarihinin en önemli insanlarından. Bu yüzden törenin oldukça eğlenceli geçeceğine eminim. Doğruyu söylemek gerekirse bu seneki filmlerin de tamamını izlemediğimden dolayı beklentilerimle sonuçlar pek uyuşmadı ama yine de sonuçları dikkate almak lazım. Bu sene daha da ilginç olan bir olay ise Avatar&#8217;ın yönetmeni James Cameron ile The Hurt Locker&#8217;ın yönetmesi Kathryn Bigelow&#8217;un arasındaki çekişmeydi. Daha önce evli olmaları da çekişmeyi oldukça ilgi çekici hale getirdi. Filmleri konularına girmeden finansal olarak karşılaştırırsak, eğer en iyi film ödülünü Avatar alsaydı Oscar alan en pahalı film olacaktı, The Hurt Locker ise en ucuz film. Neyse lagalugayı kesip sonuçları vereyim de merakınız kesilsin.</p>
<h2 style="text-align: center;">En İyi Film</h2>
<h2 style="text-align: center;">The Hurt Locker</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>(Kathryn Bigelow, Mark Boal, Nicolas Chartier ve Greg Shapiro)</strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>En İyi Yönetmen</strong></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Kathryn Bigelow</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><strong>(The Hurt Locker)</strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>En İyi Kadın Oyuncu</strong></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Sandra Bullock</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><strong>(The Blind Side)</strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>En İyi Erkek Oyuncu</strong></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Jeff Bridges</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><strong>(Crazy Heart)</strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>En İyi Görsel Efektler</strong></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Avatar</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><strong></strong><strong>(Joe Letteri, Stephen Rosenbaum, Richard Baneham ve Andrew R Jones)</strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong></strong><strong>En İyi Müzik</strong></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong></strong><strong>Up</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><strong></strong><strong></strong><strong>(Michael Giacchino)</strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong></strong><strong></strong><strong>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu</strong></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>Christoph Waltz</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>(Inglourious Basterds)</strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu</strong></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>Mo&#8217;Nique</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>(Precious)</strong></p>
<p style="text-align: left;">Önemli ödüller böyle. Tam liste için <a href="http://www.guardian.co.uk/film/2010/mar/07/oscar-winners-2010-full-list">buraya</a> tıklayabilirsiniz. Filmlere göre olan liste ise şu şekilde:</p>
<h2>The Hurt Locker (6 Oscar)</h2>
<p>En iyi film<br />
En iyi yönetmen<br />
En iyi ses kurgusu<br />
En iyi ses miksajı<br />
En iyi orijinal senaryo<br />
En iyi kurgu</p>
<h2>Avatar (3 Oscar)</h2>
<p>En iyi görsel efekt<br />
En iyi görüntü yönetmeni<br />
En iyi sanat yönetmeni</p>
<h2>Up (2 Oscar)</h2>
<p>En iyi müzik<br />
En iyi animasyon</p>
<h2>Crazy Heart (2 Oscar)</h2>
<p>En iyi aktör<br />
En iyi şarkı</p>
<h2>Precious (2 Oscar)</h2>
<p>En iyi yardımcı aktris<br />
En iyi uyarlama senaryo</p>
<h2>Inglourious Basterds (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi yardımcı aktör</p>
<h2>The Blind Side (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi aktris</p>
<h2>The Cove (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi belgesel</p>
<h2>The Young Victoria (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi kostüm tasarımı</p>
<h2>Star Trek (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi makyaj</p>
<h2>The Secret in Their Eyes (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi yabancı film</p>
<h2>Logorama (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi kısa animasyon</p>
<h2>Music By Prudence (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi kısa belgesel</p>
<h2>The New Tenants (1 Oscar)</h2>
<p>En iyi kısa film</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onurbaykal.com.tr/2010/03/82-oscar-odulleri-dagitildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MVC Pattern ve Framework Yapısı</title>
		<link>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/mvc-pattern-ve-framework-yapisi/</link>
		<comments>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/mvc-pattern-ve-framework-yapisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 17:05:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur Baykal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[cakephp]]></category>
		<category><![CDATA[çatı]]></category>
		<category><![CDATA[çerçeve]]></category>
		<category><![CDATA[cocoon]]></category>
		<category><![CDATA[codeigniter]]></category>
		<category><![CDATA[controller]]></category>
		<category><![CDATA[cppcms]]></category>
		<category><![CDATA[crud]]></category>
		<category><![CDATA[desen]]></category>
		<category><![CDATA[django]]></category>
		<category><![CDATA[framework]]></category>
		<category><![CDATA[javascriptmvc]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[mvc]]></category>
		<category><![CDATA[örüntü]]></category>
		<category><![CDATA[pattern]]></category>
		<category><![CDATA[python]]></category>
		<category><![CDATA[ruby]]></category>
		<category><![CDATA[ruby on rails]]></category>
		<category><![CDATA[symfony]]></category>
		<category><![CDATA[veritabanı]]></category>
		<category><![CDATA[view]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[zend framework]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onurbaykal.com.tr/?p=1684</guid>
		<description><![CDATA[Herhangi bir proje sıfırdan geliştirileceği zaman genellikle nereden başlanacağı doğru belirlenmez. Bunun nedeni kodlama işlemi esnasında hangi pattern (desen, örüntü) kullanılacağı bilinmediğindendir. Birden fazla kişinin üzerinde çalıştığı projelerde bu sorun (bence) daha belirgindir. Eleman başına düşen kısımın nasıl geliştirileceği (belirtilmediyse) tamamen geliştiriciye bağlıdır. Bu ve bunun gibi sorunlar yaşamamak için biz bilgisayar mühendislerine belirli patternler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herhangi bir proje sıfırdan geliştirileceği zaman genellikle nereden başlanacağı doğru belirlenmez. Bunun nedeni kodlama işlemi esnasında hangi pattern (desen, örüntü) kullanılacağı bilinmediğindendir. Birden fazla kişinin üzerinde çalıştığı projelerde bu sorun (bence) daha belirgindir. Eleman başına düşen kısımın nasıl geliştirileceği (belirtilmediyse) tamamen geliştiriciye bağlıdır. Bu ve bunun gibi sorunlar yaşamamak için biz bilgisayar mühendislerine belirli patternler öğretilir. Öğrenirken pek anlaşılır ve mantıklı gelmese de uygulaması bunun tamamen zıttıdır. Pek çok işlemi kolaylaştırmak için sıkça patternler ve frameworkler kullanılır. Öncelikle framework nedir bundan bahsedeyim daha sonra da MVC&#8217;ye ucundan dokunayım.</p>
<p>Framework çeviri olarak çatı veya çerçeve olarak kullanılsa da bence tam olarak anlamını karşılamıyor. Terim olarak belirli bir pattern üzerine kurulmuş, belirli temel kodlamaları yapılmış ve geliştiricinin bazı yaygın fonksiyonları kolayca kullanmasını sağlayan yapılardır. Çoğunlukla MVC (Model-View-Controller) Pattern üzerine kurulmuş Frameworkler popüler ve kullanım olarak kolaydır. Web tabanlı projeler için daha uygun olmasına rağmen masaüstü yazılımları için de kullanılabilecek olan Frameworkler var. Ben MVC Pattern ile <a href="http://cakephp.org">CakePHP</a> ile tanıştım. Açıkçası öğrenme aşaması hem kolay oldu hem de mantığı çok iyi kavrattı.</p>
<h2>Model-View-Controller Pattern</h2>
<p><a href="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/mvc-php.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-1685" title="mvc-php" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/mvc-php-300x283.png" alt="" width="300" height="283" /></a>MVC hayatı kolaylaştıran bir pattern. Ögelerinin baş harflerinden oluşuyor.</p>
<p>Model, veritabanı ile ilgili işleri hallediyor. Bu neredeyse bir scriptin veritabanı ayarlarını ayarlamak kadar kolay. Veritabanı tabloları oluşturulduktan sonra Model gerekli bilgilerle dolduruluyor ve Frameworkünüz veritabanı bağlantısını otomatik olarak sağlıyor. Veritabanı doğrulamaları da buradan yapılıyor. Frameworke göre bazı değişiklikler olsa da genellikle birbirlerine benziyorlar.</p>
<p>View, kullanıcıya yansıtılacak olan şeylerin belirlendiği öge. Burada program kodundan çok HTML oluyor. Elbette veritabanından alınan verileri yazdırmak için kod kullanılıyor ama burada oldukça az olarak kod kullanılıyor. Kod kullanımı da oldukça sınırlı. Öntanımlı metotlar dışında dilin kendi kodları kullanılabiliyor. Frameworklerin View&#8217;da kullanılabilecek olan metotları genellikle belli ve çok daha sınırlı oluyor.</p>
<p>Controller, işlemlerin yapıldığı öge. Burada metotlar, View&#8217;a ne gönderileceği, veritabanı işlemleri (CRUD, create, read, delete, update) yazılıyor. Projenizin bel kemiği Controller kısmı. Geliştirme işleminin çoğu da burada  oluyor. İşlem gücü gerektiren şeyler de Controller üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Anlattıklarım pek açık gelmediyse yandaki resim biraz daha açıklayıcı olabilir. Tabii o resim PHP için (hatta internet bazlı Frameworkler için diye genelleyebiliriz) yapılmış.</p>
<p><a href="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/350px-ModelViewControllerDiagram.svg_.png"><img class="alignright size-medium wp-image-1686" title="350px-ModelViewControllerDiagram.svg" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/350px-ModelViewControllerDiagram.svg_-300x141.png" alt="" width="300" height="141" /></a>MVC Frameworklerinin kolaylığı, veritabanı işlemlerinin kolay olması, sık gerçekleştirilen işlemlerin metot olarak önceden tanımlanmış olması, Framework yeterli olmadığı zaman kullanılan dille eklemeler yapılabilmesi, farklı görevleri olan kodların ayrı olması ve böylece işlerin kolaylaşması, eklenti desteği, javascript, ajax kullanımının kolaylaştırılması&#8230; olarak sıralanabilir. Bahsetmediğim bir durum ise bazı MVC Frameworklerde dosya isimlerinin serbest olmaması. Örneğin <a href="http://cakephp.org">CakePHP</a>&#8216;de dosya isimleri şu şekilde: veritabanı tabloları çoğul, o tablonun Modeli tekil, Controllerı çoğul ve sonunda &#8220;_controller&#8221; etkli, Viewü ise Controllerda tanımlanan metot ismiyle aynı olmak zorunda. Karışık gelebilir ama gerçekten çok zor değil. Tabii bu her Frameworkte böyle değil.</p>
<p><a href="http://cakephp.org">CakePHP</a>&#8216;den sonra <a href="http://rubyonrails.org/">Ruby on Rails</a>&#8216;i de merak ettim. Sonuçta büyük projelerde yaygın olarak kullanılan MVC Frameworkü Ruby on Rails. Twitter, Xing, Shopify, Github, Lighthouse&#8230; gibi büyük servisler Ruby on Rails ile yazılmış. Ruby on Rails, <a href="http://www.ruby-lang.org/">Ruby programlama dili</a>ni kullanıyor. Ruby insanların okuyup kodun ne yaptığını anlayabileceği dillerden biri. Gerçekten sizi kendine hayran edecek özellikleri var. Python&#8217;a oldukça benziyor. Ruby on Rails konusunda şimdilik çok fazla bir şey söyleyemiyorum çünkü ben de hala tam olarak öğrenmiş değilim. Belki gün gelir Rails ile ilgili bir yazı da yazarım.</p>
<h2>Bazı MVC Frameworkler ve Dilleri</h2>
<p>CakePHP &#8211; <a href="http://www.cakephp.org">http://www.cakephp.org</a> &#8211; PHP</p>
<p>Zend Framework &#8211; <a href="http://framework.zend.com/">http://framework.zend.com</a> &#8211; PHP</p>
<p>Symfony &#8211; <a href="http://www.symfony-project.org/">http://www.symfony-project.org/</a> &#8211; PHP</p>
<p>Ruby on Rails &#8211; <a href="http://rubyonrails.org/">http://rubyonrails.org/</a> &#8211; Ruby</p>
<p>Cocoon &#8211; <a href="http://cocoon.apache.org/">http://cocoon.apache.org/</a> &#8211; Java</p>
<p>JavascriptMVC &#8211; <a href="http://www.javascriptmvc.com/">http://www.javascriptmvc.com/</a> &#8211; JavaScript</p>
<p>CodeIgniter &#8211; <a href="http://codeigniter.com/">http://codeigniter.com/</a> &#8211; PHP</p>
<p>Django &#8211; <a href="http://www.djangoproject.com/">http://www.djangoproject.com/</a> &#8211; Python</p>
<p>CppCMS &#8211; <a href="http://cppcms.sourceforge.net/wikipp/en/page/main">http://cppcms.sourceforge.net/wikipp/en/page/main</a> &#8211; C++</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/mvc-pattern-ve-framework-yapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>T&#252;m Cep Telefonlarından Twitter Kullanımı</title>
		<link>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/tm-cep-telefonlarindan-twitter-kullanimi/</link>
		<comments>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/tm-cep-telefonlarindan-twitter-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 20:31:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur Baykal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internetsel]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[avea]]></category>
		<category><![CDATA[kısa mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[sms]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<category><![CDATA[twittera mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[twitteramesaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onurbaykal.com.tr/teknoloji/tm-cep-telefonlarindan-twitter-kullanimi/</guid>
		<description><![CDATA[ Twitter hala yurtdışındaki kadar popüler olamadı. Teknoloji ile ilgilenenler ve ünlüler kullanıyorlar ama sıradan kullanıcıyı pek çekemediği için ülkemizde büyük bir ilgi yok. Tabii bunun yanında Türkçe dil seçeneğinin olmaması ve güncelleme yapabilmek için yurtiçi telefon numarası olmaması da bu ilgisizlikte etkili. Bu blogu okuyanların büyük bir kısmının da twitter kullanmadığını biliyorum. Bu yazıyı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="tms" alt="tms" align="left" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/tms.png" width="240" height="177" /> Twitter hala yurtdışındaki kadar popüler olamadı. Teknoloji ile ilgilenenler ve ünlüler kullanıyorlar ama sıradan kullanıcıyı pek çekemediği için ülkemizde büyük bir ilgi yok. Tabii bunun yanında Türkçe dil seçeneğinin olmaması ve güncelleme yapabilmek için yurtiçi telefon numarası olmaması da bu ilgisizlikte etkili. Bu blogu okuyanların büyük bir kısmının da twitter kullanmadığını biliyorum. Bu yazıyı twitterı tanıtmak için değil de twitter kullanıcılarının daha aktif hale gelmesi için yazıyorum. Onlar twitter dedikçe çevreleri de ilgi duymaya başlayacaktır.</p>
<p>Bahsedeceğim konu Türkiye’den yurtiçi numaralar ile Twitter güncellemesi yapabilmeyi sağlayan bir servis. Çoğumuz aylık olarak toplu sms paketleri aldığımızdan sıkça mesaj gönderebiliyoruz. Hatta çoğumuz bu paketleri bitiremiyoruz bile. <a href="http://www.twitteramesaj.com/">Twitteramesaj</a> ile sadece bir kısa mesaj ücretiyle (hatta toplu sms paketleri varsa ücretsiz) twittera mesaj gönderebiliyoruz. Şimdilik AVEA ve Turkcell numaraları bulunan bu servis şimdilik emekleme aşamasında. Twitter hesabınızla izin verdikten sonra sizin numaranızdan gelen mesajları sizin hesabınıza gönderiyor. Daha detaylı bilgi için servisin <a href="http://www.twitteramesaj.com/">ana sayfasına</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>Bu servis ile birlikte kısa mesaj gönderme yeteneği olan tüm cihazlarla twittera ulaşabilirsiniz. Tabii gönül isterdi bir iPhone olsun ama her güzellik bir arada olmuyor.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/tm-cep-telefonlarindan-twitter-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otostop&#231;unun Otostop Rehberi</title>
		<link>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/otostopunun-otostop-rehberi/</link>
		<comments>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/otostopunun-otostop-rehberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 19:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur Baykal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fikirler]]></category>
		<category><![CDATA[Saçmalama]]></category>
		<category><![CDATA[odtü]]></category>
		<category><![CDATA[otostop]]></category>
		<category><![CDATA[otostopçunun otostop rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onurbaykal.com.tr/hayatsal/sacmalama/otostopunun-otostop-rehberi/</guid>
		<description><![CDATA[ Bir “Otostopçunun Rock’n Roll Rehberi” vardı demeyin veya deyin de ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Sadece isim benzerliği var başka bir şey yok. Bildiğiniz gibi haftanın beş günü yağmur, çamur, kar, kış, soğuk, rüzgar demeden ODTÜ’ye gidip geliyorum. Evden A1’e gitmek zaten ayrı bir problem (bkz. Belediye Otobüsü Felsefesi ve Ayakta Gitme Yöntemleri). [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="otostop" alt="otostop" align="left" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/otostop.jpg" width="156" height="156" /> Bir “Otostopçunun Rock’n Roll Rehberi” vardı demeyin veya deyin de ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Sadece isim benzerliği var başka bir şey yok. Bildiğiniz gibi haftanın beş günü yağmur, çamur, kar, kış, soğuk, rüzgar demeden ODTÜ’ye gidip geliyorum. Evden A1’e gitmek zaten ayrı bir problem (bkz. <a href="http://onurbaykal.com.tr/hayatsal/belediye-otobs-felsefesi-ve-ayakta-gitme-yntemleri/">Belediye Otobüsü Felsefesi ve Ayakta Gitme Yöntemleri</a>). A1’den Teknokent’e gitmek ise tamamen farklı bir problem. Sabah erken gittiğim için ve akşam da semt servislerini kaçırdığım için ODTÜ otobüsleri yerine farklı ulaşım yöntemlerini kullanmaya başladım. Monorail çalışmadığı için raylar üzerinde yürümekten başka bir teknolojik çözüm bulamadım. Yürü yürü de bir yere kadar. Soğuk havalarda ve yağmurda hiç çekilmiyor. Çözüm tabii ki otostop oldu çıktı. Kampüsü olmayan bir üniversitede okuduğum için otostop kültürüne pek bir yakınlığım yoktu. Ancak bir süre otostopçuları izledikten sonra ve kendim de otostop çekmeye başladıktan sonra kendimi biraz bilgilendirici bir yazı yazabilecek seviyede hissettim. Şimdilik sadece ODTÜ sınırları içerisinde otostop çekmiş olsam da gelecekte daha farklı konumlarda çekeceğim otostoplarla otostopçuluğum pekişecektir. Şimdi ise kısa kısa otostopçular için öneriler, tavsiyeler vereyim. Tekrar ediyorum, bu yöntemler ODTÜ’de görülüp denenmiştir. Başka yerlerde aynı geçerlilikte olacağını zannetmiyorum.</p>
<ul>
<li><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="Hitchhike_to_Transilvania" alt="Hitchhike_to_Transilvania" align="right" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/Hitchhike_to_Transilvania.jpg" width="240" height="158" /> Otostop çekmek için baş parmağınızı yukarı kaldırıp kolunuzu yola doğru uzatmanız yeterlidir. Ancak bu mesaj ODTÜ içerisinde dışarıya gitmek için (genellikle Kızılay veya Bahçeli) otostop çekiyorum anlamına gelir. ODTÜ içerisinde bir yere gitmek isteniliyorsa baş parmak aşağıya bakıyor olmalıdır.</li>
<li>Otostopçu gitmek istediği konuma nasıl gidildiğini bilmelidir. Bazen sadece yol bulmak için otostopçu alan şöförler olabilir. Tabii ki kaybolduğu için otostop çekenlere rastlamak da mümkündür ama otostopçunun yolunu bileni mübahtır.</li>
<li>5 dakikadan uzun süren bir mesafede otostopçu kendisini alanla iletişim kurmalıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta konuşmayı otostopçunun değil şöförün başlatmasıdır. Otostopçu ancak “serbest”, “yandı” gibi ünlemler kullanmalıdır.</li>
<li>Otomobilde şöförün istediği konuşulur, istediği dinlenir. Radyoyu değiştirmesi için veya başka bir müzik açması için öneri yapmanız otostopçu almayan bir şöför daha yaratmanız anlamına gelir.</li>
<li>Otostopçu kendisini alana karşı saygılı olmalıdır. Eğer kendisinden büyükse veya bayansa “siz”, kendi yaş grubunda ise “hocam” ile seslenmelidir.</li>
<li>Otostopçu almak amacıyla duran aracın şöförüne bir an önce nereye gittiği sorulmalıdır böylece gereksiz bekleme süresı kısaltılmış olur.</li>
<li>Grup olarak otostop çekmek tek başınıza otostop çekmekten daha zordur. Bir grup için ideal sayı üçtür. Üçten fazla kişi araçların durmamasına, dursa bile herkesi alamamasına neden olabilir.</li>
<li>İstatistiksel olarak bir kız otostop çektiği zaman daha çok otomobil durduğu kanıtlanmıştır. Buna göre yanınızda birini bulundurmanız gitmek istediğiniz yere erken ulaşmanızı sağlayacaktır.</li>
<li>Bir araca grup olarak binilmişse otostopçuların kendi aralarında konuşması hoş karşılanmaz. Konuşulabilir ancak kısık ses ve yerinde sohbet aşılmamalıdır.</li>
<li>Varılmak istenen noktaya yaklaşıldığında kibar bir şekilde inilmek istediği belirtilmelidir. Eski türkçe kelimeler kullanılması faydalıdır. Örn. müsait, elverişli, latifçe…</li>
<li>Yolculuk sona erdiğinde teşekkür etmek ve günün saatine göre vedalaşmak gelecek otostopçular için yollar yaratır. Otostopçuyu koruyalım, korumayanları uyaralım.</li>
<li>Son olarak bir otostopçu, otostopçuluk günlerini geride bıraktığında otostopçu almalıdır. Eğer almıyorsa kendisi haramzadedir.</li>
</ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/otostopunun-otostop-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>T&#252;rkiye&#8217;de T&#252;rk&#231;e Yayınlanan Star Wars Kitapları</title>
		<link>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/trkiyede-trke-yayinlanan-star-wars-kitaplari/</link>
		<comments>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/trkiyede-trke-yayinlanan-star-wars-kitaplari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 19:53:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur Baykal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebî]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatsal]]></category>
		<category><![CDATA[Kitapsal]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemasal]]></category>
		<category><![CDATA[arka bahçe yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[dost kitabevi yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[extended universe]]></category>
		<category><![CDATA[han solo]]></category>
		<category><![CDATA[ithaki yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[jedi akademisi üçlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[thrawn üçlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onurbaykal.com.tr/hayatsal/trkiyede-trke-yayinlanan-star-wars-kitaplari/</guid>
		<description><![CDATA[ Star Wars filmlerini izlemeden önce Ankara’ya bir seyahatimde (Ankara’da yaşamıyordum o zaman) Dost kitap evinden Star Wars kitaplarını almıştım. Alma planlarım var mıydı hatırlamıyorum. Orijinal üçlemenin (4-5-6) Lucas tarafından yazılmaya başlanıp sonra başkaları tarafından devam ettirilen resmi serisiydi bu kitaplar. Tekrar basılıyor mu bilmiyorum ama yeni basılan Star Wars kitaplarının arasında ilk üç filmi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; margin-left: 0px; border-left-width: 0px; margin-right: 0px" title="66686_2" border="0" alt="66686_2" align="left" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/66686_2.jpg" width="155" height="242" /> Star Wars filmlerini izlemeden önce Ankara’ya bir seyahatimde (Ankara’da yaşamıyordum o zaman) Dost kitap evinden Star Wars kitaplarını almıştım. Alma planlarım var mıydı hatırlamıyorum. Orijinal üçlemenin (4-5-6) Lucas tarafından yazılmaya başlanıp sonra başkaları tarafından devam ettirilen resmi serisiydi bu kitaplar. Tekrar basılıyor mu bilmiyorum ama yeni basılan Star Wars kitaplarının arasında ilk üç filmi anlatan herhangi bir kitap yok. Filmlerden önce bu kitapları okumuştum ve ilk filmi izlediğimde Ben Kenobi ile Darth Vader’ın düellosunun sonucunu bildiğim halde heyecanla seyretmiştim. Bugün bu heyecanı bana yaşatabilen pek fazla film veya dizi yok. İşte bu yüzden sıkı bir Star Wars hayranıyım. Öyle olmaya da devam edeceğim, o heyecan kalmadı belki ama yine de o evrenin varlığını bilmek bile bana huzur veriyor.</p>
<p>Alakasız bir girişten sonra yazıdan biraz bahsedeyim. Bir süredir Star Wars kitapları okumaya başladım. Lisedeyken Türkiye’de filmlerden sonraki ve önceki olayları anlatan Extended Universe kitapları olmadığı için söylenip dururdum. Ancak gel zaman git zaman filmlerin başarısından sonra film kitaplarının da çıkması ve beklenenin üzerinde satması yayınevlerinin (aslında Arka Bahçe’nin demek daha doğru olur) ilgisini arttırdı. Bu yazıda çizgi romanlardan, ansiklopedilerden veya diğer roman olmayan basılı eserlerden bahsetmeyeceğim. Şimdilik basılan ve benim bildiğim 5 seri var.</p>
<h2>Dost Kitabevi Yayınları Orijinal Star Wars Serisi</h2>
<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="98170_2" alt="98170_2" align="right" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/98170_2.jpg" width="200" height="138" /> Bu kitapların en belirgin özellikleri belki de kapaktaki Darth Vader kabartmasıdır. Üç kitap da sadece tek renktir ve hepsinde aynı kabartma vardır. İlk kitap bizzat George Lucas tarafından yazılmış, diğer iki kitap ise Donald F. Glut ve James Kahn tarafından yazılmıştır. Bu kitapların yanısıra Dost Kitabevi Yayınları, Phantom Menace’ın (Gizli Tehlike) kitabını da yayınlamıştır ancak o kitabı bu seriden ayrı tutmak gerekiyor. Ben bu kitapları sanırım 2004 yılında aldım (yanılıyor olabilirim). Bazılarını hala raflarda görebiliyorum ancak hepsini birden bulmanın kolay olup olmayacağından emin değilim. Bu kitapların Star Wars seven herkesin kütüphanesinde olması gerektiğini de düşünüyorum. Mümkünse seriyi tamamlayın.</p>
<h2>Arkabahçe Yayıncılık Star Wars Serisi</h2>
</p>
<p>Aslında bir seri olarak basılıp basılmadıklarını bilmiyorum ama 2. ve 3. filmin kitaplarını filmden görüntülerle yayınladıklarına göre kısmen bir seri oluşturuyordur. Attack of the Clones (Klonların Saldırısı) ünlü yazar R.A. Salvatore tarafından yazılmış. Revenge of the Sith (Sith’in İntikamı) ise Matthew Stover tarafından yazılmış. Ayrıca film kitaplarının dışında ilk filmden önce geçen ve Darth Maul’un hikayesini anlatan Gölge Avcı ve üçüncü filmden önce geçen, Klon Savaşları dizisiyle çakışan Kötülük Labirenti kitapları da bu seriye dahil edilebilir. Açıkçası bu kitaplar bende yok ama satın almayı planlıyorum.</p>
<h2>Star Wars Klasik Seri: Han Solo’nun Maceraları</h2>
<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="208998_2" alt="208998_2" align="left" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/208998_2.jpg" width="138" height="197" /> İthaki Yayınlarından çıkan üç kitaplık bir seri. Han Solo’nun filmlerden önceki kaçakçılık hayatını anlatıyor. Üçü de Biran Daley (Star Wars radyo dizilerinin yapımcısı) tarafından yazılan bu seri ekstra olarak okunabilecek bir seri. Olayların gelişimini etkilemediği gibi sadece Han Solo etrafında dönerek (onun arkasından adlandırıldığı için bu konuda birşey söylemek pek doğru olmaz belki) biraz sınırlı kalıyor. Seri, Han Solo Yıldızın Ucu’nda, Han Solo’nun İntikamı ve Han Solo ve Kayıp Miras isimli kitaplardan oluşuyor. Ben sadece ilk kitabı okudum ama diğerlerini de satın almıştım. Pek tatmin olduğumu söyleyemem ama yine de ortalama bir seviyede. Zaten Han Solo’yu çok sevmem.</p>
<h2>Thrawn Üçlemesi</h2>
<p>Thrawn Üçlemesi 6. filmden 5 yıl sonrasını anlatıyor. Üç kitap da Timothy Zahn tarafından yazılmış. Seri Arka Bahçe Yayıncılık tarafından basılmış. Şu anda bu seriyi okuyorum. Yeni Cumhuriyet kurulmuş ve sıkıntıları var. Yok edilememiş olan imparatorluk bölükleri sorun çıkartıyor. Güzel bir yere gidecek gibi duruyor. Şimdilik severek okuyorum. Bu seri en başarılı Star Wars kitapları arasında yer alıyor. Geçtiği tarihten sonra yazılan kitaplar bu kitabı da kabul ediyorlar. 6 film yetmedi daha istiyorum diyorsanız okumaya başlayın derim.</p>
<h2>Jedi Akademisi Üçlemesi</h2>
<p>Star Wars oyunlarını oynayanlar Jedi Academy oyunlarını biliyorlardır. Oyunlar bu serinin oyunları değil ancak bu kitaplardan esinlenilmiş. Kitaplar son filmden 7 yıl sonrasında geçiyor. Luke Skywalker’ın Yavin 4’te yeni Jedi’lar yetiştirmek için çabalarını anlatıyor. Kitaplar Kevin J. Anderson (X-Files ve Dune kitapları da yazmış) tarafından yazılmış. Yine Arka Bahçe Yayıncılık tarafından basılıyorlar. Ben henüz kitapları görmedim ama varlıklarından haberdarım. Yazarın X-Files kitabını okumuştum, o yüzden kitaplardan da umutluyum. Diğer kitaplardansa bu serinin okunması bence daha iyi olacaktır. Luke karanlık tarafa kaymaya bu kitaplarla başlıyor (Thrawn’da da var tabii).</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onurbaykal.com.tr/2010/02/trkiyede-trke-yayinlanan-star-wars-kitaplari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apple Tablet: iPad; Akıllı Telefon &#8211; Notebook Arası Dokunmatik Ge&#231;iş</title>
		<link>http://onurbaykal.com.tr/2010/01/apple-tablet-ipad-akilli-telefon-notebook-arasi-dokunmatik-geis/</link>
		<comments>http://onurbaykal.com.tr/2010/01/apple-tablet-ipad-akilli-telefon-notebook-arasi-dokunmatik-geis/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 20:03:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur Baykal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Cihazsal]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iPad]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone]]></category>
		<category><![CDATA[iSlate]]></category>
		<category><![CDATA[iTablet]]></category>
		<category><![CDATA[Tablet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onurbaykal.com.tr/teknoloji/apple-tablet-ipad-akilli-telefon-notebook-arasi-dokunmatik-geis/</guid>
		<description><![CDATA[ İtiraf ediyorum bu ürüne ön yargılı yaklaştım. Hatta tanıtım süresince de öyleydim. Hala biraz var ama fiyatıyla beni cezbetmeyi başardı. Kısa bir teknoloji yazısı yazacağım, yazıldığı esnada sıcak bir haber olup uzunca bir süre sıkça duyacaksınız.
Konsept olarak tablet bilgisayarlar hoşuma gidiyor. Bilmeyenler için kısaca klavyesi olmayan (hoş bazı modellerde var) dokunmatik ekranlı taşınabilir bilgisayarlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="ipad_hero_20100127" alt="ipad_hero_20100127" align="left" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/01/ipad_hero_20100127.jpg" width="347" height="221" /> İtiraf ediyorum bu ürüne ön yargılı yaklaştım. Hatta tanıtım süresince de öyleydim. Hala biraz var ama fiyatıyla beni cezbetmeyi başardı. Kısa bir teknoloji yazısı yazacağım, yazıldığı esnada sıcak bir haber olup uzunca bir süre sıkça duyacaksınız.</p>
<p>Konsept olarak tablet bilgisayarlar hoşuma gidiyor. Bilmeyenler için kısaca klavyesi olmayan (hoş bazı modellerde var) dokunmatik ekranlı taşınabilir bilgisayarlara tablet deniyor diyebiliriz. Neredeyse iki senedir Apple’ın iPhone’dan sonra tablet işine de gireceği konuşuluyordu. Genellikle bu kadar uzun süren dedikodular gerçek haline geliyor. Hoş Apple’ın uzunca bir süredir tablet çalışması var ama iPad piyasaya sürülecek olan ilk tabletleri olacak. Tabletler mantık olarak akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlıyor. Steve Jobs tanıtımda bunu amaçladıklarını anlattı. Aslında geçen senin netbook patlaması bu boşluğun bir nebze doldurulmasından kaynaklıydı. Fakat bence tabletler (belki biraz daha geliştirilmiş bir tasarımla) bu boşluğu doldurmak için netbooklardan çok daha uygun. </p>
<p>iPad’in özelliklerine gelecek olursam:</p>
<ul>
<li>iPad için kısaca telefon özelliği olmayan, 3G’li büyük ekranlı bir iPod Touch veya iPhone diyebiliriz.<img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="apple-creation-0378-rm-eng" alt="apple-creation-0378-rm-eng" align="right" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/01/applecreation0378rmeng.jpg" width="240" height="159" /> </li>
<li>Tamamen dokunmatik ekranlı (9.7 inç) ve sadece 680 gram ağırlığında. 1.27 cm genişliğinde.</li>
<li>Apple’ın kendi ürettiği 1 GHz’lık işlemci ile çalışacak.</li>
<li>Tam performans ile 10 saat (biraz daha azdır bence) çalışma süresi, standby modunda ise bir aya yaklaşık bir süreden bahsediliyor.</li>
<li>16 GB, 32 GB ve 64 GB’lık modelleri olacak.</li>
<li>Sadece Wi-Fi özelliği bulunan ve Wi-Fi + 3G özelliği olan modeller ayrı ücretlendirilecek.</li>
<li>Fiyatlar yandaki resimde var ama tekrar edeyim Wi-Fi’lı modeller boyutuna göre 499$ ile başlayıp 100’er dolar artıyor. 3G özelliği de bulunanlar 629$’dan başlayıp yine 100’er dolar artıyor. 3G modelinin biraz daha pahalı olmasının nedeni ABD’de yapılan anlaşmadan dolayı diye düşünüyorum.</li>
<li>2 ay içinde dünya genelinde Wi-Fi modeli, 3 ay içinde de Wi-Fi + 3G modeli satışa sunulacak.</li>
<li>Hiçbir düzenleme olmaksızın bütün iPhone yazılımlarını destekliyor. Geniş ekrana uyarlayabiliyor.</li>
<li>Şimdilik tarayıcısında Flash desteği yok.</li>
<li>Müzik özelliğinin yanısıra e-kitap desteği de geliyor. Cihazdan direkt olarak alışveriş yapma imkanı da doğuyor.</li>
</ul>
<p>Açıkçası beni netbook yerine iPad alsam mı diye düşündürdü. Biraz daha bekleyip cihaz incelemelerini görmek en iyisi olacaktır.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onurbaykal.com.tr/2010/01/apple-tablet-ipad-akilli-telefon-notebook-arasi-dokunmatik-geis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Planet of the Apes, Fantastic Mr. Fox ve The Informant!</title>
		<link>http://onurbaykal.com.tr/2010/01/planet-of-the-apes-fantastic-mr-fox-ve-the-informant/</link>
		<comments>http://onurbaykal.com.tr/2010/01/planet-of-the-apes-fantastic-mr-fox-ve-the-informant/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 11:09:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur Baykal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinemasal]]></category>
		<category><![CDATA[fantastic mr. fox]]></category>
		<category><![CDATA[george clooney]]></category>
		<category><![CDATA[matt damon]]></category>
		<category><![CDATA[planet of the apes]]></category>
		<category><![CDATA[the informant!]]></category>
		<category><![CDATA[tim burton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onurbaykal.com.tr/hayatsal/sinemasal/planet-of-the-apes-fantastic-mr-fox-ve-the-informant/</guid>
		<description><![CDATA[Planet Of the Apes
 İlk önce bu filmin 60larda çekilen orijinal ilk filmin 2001 yeniden çekimi olduğunu söylemekle başlayayım. Orijinal seri çok daha eski ve çok daha uzun. Açıkçası seri hakkında pek işe yarar bir bilgiye sahip değildim. Beklentisiz olarak filmi izledim diyebilirim. Filmin konusunun çok iyi olması nedeniyle orijinal filmin bir kült haline gelmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Planet Of the Apes</h2>
<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="Planet_of_the_Apes" alt="Planet_of_the_Apes" align="left" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/01/Planet_of_the_Apes.jpg" width="240" height="167" /> İlk önce bu filmin 60larda çekilen orijinal ilk filmin 2001 yeniden çekimi olduğunu söylemekle başlayayım. Orijinal seri çok daha eski ve çok daha uzun. Açıkçası seri hakkında pek işe yarar bir bilgiye sahip değildim. Beklentisiz olarak filmi izledim diyebilirim. Filmin konusunun çok iyi olması nedeniyle orijinal filmin bir kült haline gelmesi de oldukça anlaşılabilir. Tabii orijinal seri ile yeniden yapım arasında farklar var. Film zevkini kaçırmak için burada pek bahsetmiyorum ancak bu değişiklikler uzunca bir seriyi tek filme uyarlamak için gerekli şeyler. Senaryodaki bazı açıklıklar ve saçmalıklar böylece kapatılmış. Aslında filmin oyuncu kadrosu oldukça iyi. Her ne kadar Mark Wahlberg’ü ne zaman görsem SNL skeci aklıma gelse de (“say hi to your mother for me”) filmde pek sırıtmamış. Maymunların makyajlarının yer yer çok kötü olduğunu söylemem de gerekiyor. Baş rollerden birinde olan maymun aynı Michael Jackson (ölünün arkasından konuşulmaz değil mi). Filmi Tim Burton’ın yönetmesi filmin başında beni biraz endişelendirdi. Daha gotik etkiler bekliyordum. Tim Burton etkisi müziklerde bir saçmalıkla ve filmde karısını oynatmasıyla sınırlı kalmış. Tim Burton iyi bir yönetmen ama saçmaladı mı iyi saçmalıyor. Kısacası başarılı bir serinin uyarlaması bence başarılı olmuş. Orijinalleri izlemediğim için (izlemeyi de düşünmüyorum açıkçası) karşılaştırmam imkansız ama yaklaşık bir fikrim var. Ben beğendim, iyi bir aksiyon etkili bilim kurgu olmuş. İzlenebilirliği yüksek. (Not. ama gerçekten o maymun MJ’e benziyor).</p>
<h2>Fantastic Mr. Fox</h2>
<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="the_fantastic_mr_fox_movie1-500x269" alt="the_fantastic_mr_fox_movie1-500x269" align="right" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/01/the_fantastic_mr_fox_movie1500x269.jpg" width="240" height="129" /> Bu aralar ortalıkta çok fazla George Clooney filmi var. Neyse ki çoğu iyi filmler de boşu boşuna izlemiyoruz. Fantastic Mr. Fox 1970’de yayınlanmış bir çocuk kitabı. Bu film de o kitaptan uyarlama. Ancak sıkça görüldüğü gibi konuda bazı farklılıklar var(mış). Fantastic Mr. Fox stop-motion yöntemiyle çekilmiş bir animasyon filmi. Filmin seslendirmesini yapanlar oldukça ünlü kişiler: George Clooney, Meryl Streep, Bill Murray, Owen Wilson, Willem Dafoe… Film genel olarak animasyonlarda olduğu gibi sadece çocuklara hitap etmiyor. Oldukça keyifli bir film olmuş. Açıkçası filmi kötüleyecek herhangi bir nokta da bulamıyorum. Eğer animasyon seviyorsanız bu filmi kaçırmayın. Bu filmi sadece animasyon sevmiyorsanız izlemeyin derim. Oldukça keyifli bir film, zaman geçirmek için ideal. Açık açık tavsiye ediyorum.</p>
<h2>The Informant!</h2>
<p><img style="display: inline; margin-left: 0px; margin-right: 0px" title="The Informant" alt="The Informant" align="left" src="http://onurbaykal.com.tr/wp-content/uploads/2010/01/TheInformant.jpg" width="240" height="160" /> Bazen Amerika’da olan olayları anlayamayabiliyoruz. Gündemlerini tam takip etmediğimiz için, yasalarını tam bilmediğimiz için hatta bazen dil sorunları yüzünden bu tür olaylar olabiliyor. The Informant! bir kara mizah filmi. 90’lı yıllarda Amerika’da yaşanmış gerçek bir dolandırıcılık hikayesini anlatıyor. Amerika’da eminim oldukça geniş bir kitlenin bildiği (ve hatta yakından takip ettiği) bu olay açıkçası beni hiç ilgilendirmiyor. Amerika’nın iç işleri pek umrumda değil. Senaryo olarak beğenmedim demek isterdim ama benim ilgi alanım dışında olduğu için birşey söylemek doğru olmayacaktır. 1990’lardan 2000’lere kadar olan dönem içerisinde geçişler güzel yapılmış. Kullanılan otomobiller, teknoloji üzerine gerçekten özenilmiş. Matt Damon’ın bu filmde oynamak için 10 kilodan fazla kilo almış. Filmde zaten belli oluyor. Ancak Matt Damon’ın sakalsız ve bıyıksız hali hala genç gözüktüğü için bu film için pek uygun olmadığını düşünüyorum. Filmden genel olarak memnun kalmadım ama bu benden kaynaklanıyor. Filmin konusuyla ilgili özel bir ilginiz yoksa uzak durmanızı tavsiye ederim.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onurbaykal.com.tr/2010/01/planet-of-the-apes-fantastic-mr-fox-ve-the-informant/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 1.263 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2010-03-10 08:33:47 -->
