Sosyal Ağların Doğumu-Yaşamı-Ölümü

2419112253 e1ac2eda3e 300x213 Sosyal Ağların Doğumu Yaşamı ÖlümüSosyal ağlar, Facebook ve MySpace ile bu kadar yaygınlaştı. Türkiye’de Facebook daha popüler oldu. Ben öyle gözlemledim. MySpace’i gençler bilse de daha çok müzik dinlemek için kullanıyorlar. Facebook ise çok daha geniş bir yaş kitlesine hitap ediyor. Sosyal ağların bugüne nasıl geldiğini burada anlatmıştım. Hatta Twitter‘ı anlatmıştım. Bugün ise bir sosyal ağın ömrünü inceleyeceğim.

Facebook ve MySpace ilk sosyal ağlar mı? Hayır. Fakat bunlar geniş çapta başarılı olan nadir örnekler. Kendilerinden daha önce de sosyal ağlar vardı daha sonra da olacak. Sosyal ağların yaşam döngüsü insanlarınki gibi. Her birinin ömrü, popüleritesi, kullanım yaygınlığı farklı.

social network 300x224 Sosyal Ağların Doğumu Yaşamı ÖlümüYeni bir sosyal ağın oluşması için en iyi yöntem iyi bir fikirdir. Bu fikir yeni bir sosyal ağın kurulmasına neden olabilir. Yeni fikir bulunamıyorsa zaten mevcut olan bir fikir de kopyalanabilir. Fakat özgün olmayan bir sosyal ağ pek çok durumda başarısız olacaktır. Bu kısma sosyal ağın oluşması diyebiliriz. Hamilelik süreci yani. Sosyal ağ duyurulana kadar veya tanıtımlarla kullanıcıya ulaşana kadar bu süreçte sayılır.

Ağ, çaba sarfetmeden kullanıcı kendi kendine gelmeye başladığı zaman doğmuş demektir. Örneğin Twitter televizyona reklam falan vermedi. Çok popülerleşti herkes konuştu oradan haberiniz oldu (bkz. MySpace TV reklamı vermişti). Bence bir ağın başarısı da buna bağlı. Hatta başarılı olup olmayacağı burada belli oluyor. Bugün bildiğimiz sosyal ağların çoğu milyonlarca kullanıcının olduğu servisler. Zaten kullanıcı sayısı az olunca hem tanınmıyor hem de orada bulunmanın bir anlamı kalmıyor. Yeni fikir güzelse bile olgunlaşması zaman alıyor. Bugün bildiğimiz pek çok sosyal ağ kurulurken arkasında finansal bir destek olmadan başlıyor. Bu da istenilen düzeye social network 300x215 Sosyal Ağların Doğumu Yaşamı Ölümügelmek için çok fazla zaman tanımıyor. Örneğin Friendfeed’in gelişimini bloglarından görebilirsiniz. 2007′de yeni ofislerine taşındıklarında 3 kişilermiş. Bugün ise vardıkları nokta çok farklı. Sosyal ağın “pişmesi” zaman alabiliyor.

Bir süre sonra “pişmiş” sosyal ağ eskisi gibi olmamaya başlar. Bunu daha çok kullanıcılar sezer. Kullanıcı sayısı arttıkça ortam eskisi gibi olmaz. Örneğin Facebook. Eskiden kimse yoktu fakat bugün ailelerimiz bile üye. Çok yakında böyle birşeyin Friendfeed’in başına gelmesinden korkuyorum. Geliştiriciler nasıl yaklaşıyordur bilmiyorum. Daha çok kullanıcı alıp eski kullanıcıyı kaybetmek. Bu noktalarda sosyal ağ ölmeye başlıyor.

Sosyal ağın pek çok ölme nedeni olabilir. Birinden yukarıda bahsettim. Bir diğer neden de yeni bir reklam politikası olabilir. Giderler çok fazla olunca doğal olarak kar edebilmek için bir reklam politikası izleniyor. Örneğin last.fm’in yeni getirdiği 30 şarkıdan sonra ücretsiz dinleyememe. Bu last.fm’i öldürmeyecek. Hatta kısa vadede kullanıcı sayısının artmasına sebep olacak. Fakat zamanla bu ağ gereksiz kullanıcılardan arınacak ve çoğunlukla içerik için para ödeyenler kalacak.

Büyük bir tasarım değişikliği de yine “küskünler” oluşmasına neden olabilir. Facebook bugünkü tasarıma gelmek için iki kere büyük tasarım değişiklikleri yaptı. İkisinde de kullanıcılar memnun değildi. Kullanmaya devam ettiler fakat eskisi kadar çok kullanmamaya başladılar. Bir sosyal ağdaki arkadaşlarınız artık orayı kullanmamaya başlarsa bu sizi de kullanmamanız konusunda etkileyecektir. Sonuçta sosyalleşmenin olmadığı bir sosyal ağ iş yapamaz.

Sosyal ağların ölümleri için birkaç uç örnek daha var. Fakat bunlar pek gerçekçi olmadığı için bahsetmeyeceğim.

Sosyal ağları kendi hallerine bırakalım. Onlar kendi yollarını bulacaklardır.

Bloglara Abone Olurum

emailIcon 286x300 Bloglara Abone OlurumEskiden de blog yazardım (Hakkımda’da yazmıştım kaç senesinden beri blogladığımı). O zamanlar şimdiki gibi diğer bloggerlarla iletişime geçebileceğim bir platform yoktu. Şimdi var. Eskisinden çok daha fazla blog takip ediyor, çok daha fazla yazı okuyor ve çok daha fazla yazı yazıyorum. Bunlar hep komünitenin pompalamasıyla oluyor (Çağdaş çok sever bu fiili).

Tamam o kadar blog takip ediyoruz da düzenli bir yazı adeti olan görmedim ben. Her gün tekrar girip yeni yazı yazmış mı diye bakmak hem yorucu hem de zaman kaybı. Tabii böyle yaparak ziyaretçi çekmek istiyorsanız ayrı. Kötü blogger!

RSS sunuyorum diyorsun. Peki RSS okuyucu kullanmayanlar ne olacak? Ben mesela Google Reader’ı bile nadir kullanıyorum. Onu açmak için ekstra efor sarfetmek istemiyorum. Hadi Friendfeed’de bazı yazıları görüyoruz da hepinizi Friendfeed’de takip de etmiyorum. Bazı takip ettiğim blogların ff hesabı da yok. Ee? Koy kardeşim bir e-mail ile abonelik! Feedburner sunuyor böyle güzel bir hizmet. Çekinmeyin, koyun blogunuza bir abonelik formu. Uğraştırmayın! Hem yeni yazdığınızda kişilere de ulaşmış oluyorsunuz hem de okuyucular yorumamış oluyor. Çoğumuz zaten e-maillerini sık sık kontrol ediyor. Şahsen ben bu hizmeti vermeyen bloglara kızıyorum. Fakat Feed My Inbox adında bir site var. Sitenin adresini girdiğinizde otomatik olarak feedi buluyor. Her gün sabah saatlerinde de size yeni yazılar varsa gönderiyor. Araya kendi reklamlarını sokmayı da unutmuyor tabii. Bookmarklet ile de iyice kolaylaşıyor. E-mail aboneliğiyle blog takip ediyorsanız tavsiye ederim.

Sen, blogger! Bloguna e-mail aboneliği koysan da bizi böyle uğraştırmasan!

WordPress Yeni Sürümü 2.8 – Baker Çıktı

wordpresslogonotextrgb Wordpress Yeni Sürümü 2.8 – Baker Çıktı Bu blog da dahil olmak üzere pek çok blogun kullandığı WordPress yeni sürümünü kullanıma sundu. En büyük yeniliği bileşen (“widget”) arayüzünün yenilenmesi olan bu yeni sürüme, bir önceki sürümde de olduğu gibi yine bir caz (Jazz yazınca altını çiziyor) sanatçısının adı verildi. Chet Baker’ın müziğiyle özdeşleştirilen bu sürüm, önceki sürümlere göre daha hızlı kullanımı vaadinde bulunuyor. Özellikle yönetici kısmında kullanılan betikler daha iyi optimize edilmiş. Yeni eklenen önemli bir özellik de FTP istemcisi kullanmadan tema ve eklenti yükleme özelliği. Zaten eklentiler ve temalar için bir güncelleme mevcutsa WordPress.org üzerinden güncelleme yapılabiliyordu. Aynı şekilde WordPress’in yeni sürümü çıktığında da bir güncelleme mekanizması mevcuttu. Bu mekanizmaya benzer bir şekilde yönetim panelinden ayrılmadan tema ve eklenti yükleme özelliği getirilmiş. Tema seçmek için pek çok seçenek sunulmuş. Bu seçeneklere göre yapılan aramalarda çıkan sonuçları direkt olarak blogda denenebilmesi de oldukça hoş bir özellik olmuş.  Geliştiriciler için bileşen yazmayı kolaylaştırmak için yeni bir Widget API sunulmuş. Yeni sürümdeki tüm değişikliklere buradan ulaşılabilir. Şimdilik tam Türkçeleştirilmemiş olsa da çeviriler tamamlandığında buradan Türkçe sürüm indirilebilir.

Cloud Computing Nedir? Cloud Computing Uygulamaları

cloud930x300 Cloud Computing Nedir? Cloud Computing Uygulamaları Çipler küçülüyor, işlemciler hızlanıyor, kartlar ısınıyor. Peki nereye kadar? Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama bilmem kaç nanometreden az çip üretilmesi imkansızmış (5-15 arası bir şeydi sanırım). Şimdiki çipler maksimum mikron boyutunda olduğu için daha yolumuz uzun (uTorrent’in µ’su). Fakat bir yerde elbette tıkanacağız. Tabii o zamanki işlem usnasacolumbia Cloud Computing Nedir? Cloud Computing Uygulamalarıgüçleri bugün hayal edemeyeceğimiz seviyelerde olacaktır (belki platform değişiklikleriyle veya yeni teknolojilerle farklı alanlara sıçramak mümkün. kuantum bilgisayarları mesela.  onunla ilgili de bir yazı yazayım). Fakat bugünün teknolojisiyle tek bilgisayarda ulaşılabilecek hız zaten sınırlı. Bunun yerine bilgisayarı birleştirerek çok daha yüksek hızlara ulaşılıyor. Bu bilgisayar kümesi tek bilgisayar gibi davranıp işlemlerinizi görüyor. Buna da cluster, bilgisayar kümesi deniliyor. Yüksek işlem gücü gerektiren işler için kullanılıyorlar. Dünyanın en hızlı bilgisayarı falan da bu yöntemle oluşturuluyor.

Continue reading

Facebook’ta Kişilere Özel Adresler Geliyor

facebookvanityurl Facebook’ta Kişilere Özel Adresler Geliyor

Facebook’ta üyelerin profillerine rakamlardan oluşan bir dizi verilir. Basamak sayısı sabit değil sanırım. Nasıl IP adresleri web sitelerini ifade ediyorsa bu sayı dizisi sizi ifade eder. Tabii yine IP adreslerinde olduğu gibi bu diziyi ezberlemek de zordur (ve aşırı gereksiz. gidin kimlik numaranızı ezberleyin). Pek çok ünlünün kullanmasıyla birlikte teknolojiden benim kadar anlamayanlar (egoizm ha?) da Facebook’a doluşmuş durumda. Tabii bu arkadaşlar adres paylaşmakta da zorlanıyorlar. Hele ünlüler daha çok ziyaretçi/hayran için ruhlarını satmaya hazırlar. Facebook şeytanın işine çomak sokarak facebook.com/isim/ şeklinde adresler verecek. Facebook hesabınızı açtığınızda ufak bir bilgilendirme göreceksiniz zaten. 13 Haziran’da bu servis kullanıma açılacak. Yanlış hesaplamadıysam Türkiye saatiyle 13 oluyor. Buradan şimdilik geri sayımı görebilir, zamanı geldiğinde adresinizi de buradan seçebilirsiniz. 4520 122675461728 20531316728 2792151 1967992 n Facebook’ta Kişilere Özel Adresler Geliyor

Zamanı geldiğinde yukarıdaki formdan adresimizi seçebileceğiz. Şimdiden ünlü isimlerini kapıp sonradan fahiş fiyatlara satmak bize oldukça para getirecektir. Tabii böyle işlerle uğraşacak kadar saçmalayacaksınız diyecek bir lafım yok. Ben onur.baykal’ı alabilirsem alacağım. Zamanı gelsin bakalım belki benden önce alırlar sonra benden para isterler.