Puan: 




Gerek kapak tasarımıyla gerekse işlediği konuyla dikkat çeken bir kitap. Kitapta 45 tane akıl hastalığı inceleniyor ve bu hastalıklar olabildiğince normal insanın anlaması için kolaylaştırılmış. Sıradan akıl hastalıklarından çok, nadir görülen ama oldukça ilginç ve eğlenceli (anlatımdan kaynaklı olarak eğlenceli. hastalıkla şaka olmaz) hastalıklar anlatılmış.
Her hastalığa 4 sayfa yer verilmiş. Önce “Kendinizi Test Edin” kısmıyla bu hastalığa sahip olup olmadığınızı abartılı örneklerle görebiliyorsunuz. Sonra “İç Ses” adı verilen kısımda bu hastalığa sahip insanların akıllarından geçenleri yine abartılı bir şekilde anlatarak hastalığı tanıtıyorlar. Daha sonra “Teşhis” kısmında hastalığın belirtileri ve nedenleri anlatılıyor. En son olarak da “Tedavi” kısmında hastalığın nasıl tedavi edildiği anlatılıyor.
Kitap içerisindeki hastalıklar türlere göre ayrılmış. Her bölümden önce de beynin hangi bölümüne bağlı olduğu resimle gösterilmiş. Bize çok anlam ifade etmese de grafiksel açıdan hoş olmuş.
Yukarıda bahsettiklerim dışında bu kitap hakkında daha da anlatılacak bir şey yok. Kitapçılarda 16 liraya satılıyor. Eğlenceli ve bilgilendirici bir kitap (hastalık isimlerinin çoğunu unutmak çok olası bkz. ben).
James Bond serisinden dolayı Sean Connery’nin hastasıyım. Başka güzel filmleri de var ama aklıma ilk olarak Bond serisi geliyor. Fakat tek bir oyuncu bir filmi güzel yapmıyor maalesef. Fantastik bir Victoria devrinde geçen bir aksiyon filmi güzel görsel efektlerle bezenmiş olsa da izlenebilecek kalitede olmayabiliyor. Filmdeki karakterlerin hepsi tanıdık fakat yine de oldukça sıkıcı bir senaryo ve boş geçen aksiyon sahneleri filmin izlenebilirliğini azaltıyor. Yine de aksiyon sevenlerin izlemesi gereken bir film.
İtalya’da geçen filmlerden bahsedilirken bu filmi duydum. Bu kadar ünlü oyuncunun olduğu bir filmi izlememek ayıp olurdu. Oldukça ilginç senaryolu bir film. Daha fazla bilgi için yazının devamındaki fragmana bakın. Bu filmde iyi oyunculuğun ne olduğunu açık seçik görebiliyorsunuz. Filmde dönem uygunluğu da oldukça iyi işlenmiş. Çok akıcı bir film olduğu söylenemez, herkesin de ilgisini çekeceğini düşünmüyorum bu yüzden fragmanı izleyip ona göre karar verin.
Sinema çok enteresan. Bu yazıya ancak böyle başlayabilirdim sanırım. Çünkü bu filmi nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Sıradan bir izleyici için hiçbir şey vaat etmiyor bu film. Gerek konu açısından, gerekse işleniş bakımından sıradan bir B sınıfı filmin ötesine geçemiyor. Belki satır aralarında anlamadığım şeyler vardır ama o kadarı da çok gereksiz olmuş o zaman. Bu film için yönetmenin kendini tanıtması diyebiliriz ki zaten bu filmden sonra
Geleceğe Dönüş üçlemesinin son filmine kadar geldik. Nedense bu film bizim televizyonlarımızda daha çok gösteriliyor (veya ben daha çok izledim). Bana göre de üçlemenin en sıkıcı filmi de bu film. Kötü aksiyon sahneleri, uyduruk western uyarlamaları ve sıkıcı romantizm. Bu filmde yaşananlar geleceği de etkilemediği için bu film hiç yapılmayabilirmiş. 2. film ile bitirselermiş güzel olurmuş. Bu filmi üçlemenin iki filmini izledik bari üçüncü filmini de izleyelim diyenler izleyecektir. Çok merak edenler için fragman da yazının devamında.