Puan: 




Son dönemlerde animasyon filmlerinde patlama yaşandığını siz de fark etmişsinizdir. Az maliyetle çok fazla geliri olan filmler çekmek tabii ki tüm stüdyoları cezbediyor. Tabii bunun nedeni de eğlenceli ve sevimli filmlerin her kesimden seyirciye hitap etmesi. Filme gelecek olursak son dönemde yaşanan aynı konulu filmler kervanına katıldığını varsayabiliriz (bkz. Despicable Me). Kötülüğü tiye almışlar filmde fakat bunun yanında aşk da işlenmiş. Araya pek fazla komedi unsuru sıkıştırılmamış (senaryonun dışına taşmadan). Yine de keyifli ve eğlenceli bir film. Pek çok animasyon filminde dediğim gibi izlememiş olanların izlemesini tavsiye ediyorum.
Continue reading
Category Archives: Macera
Back to the Future Part III
Puan: 




Geleceğe Dönüş üçlemesinin son filmine kadar geldik. Nedense bu film bizim televizyonlarımızda daha çok gösteriliyor (veya ben daha çok izledim). Bana göre de üçlemenin en sıkıcı filmi de bu film. Kötü aksiyon sahneleri, uyduruk western uyarlamaları ve sıkıcı romantizm. Bu filmde yaşananlar geleceği de etkilemediği için bu film hiç yapılmayabilirmiş. 2. film ile bitirselermiş güzel olurmuş. Bu filmi üçlemenin iki filmini izledik bari üçüncü filmini de izleyelim diyenler izleyecektir. Çok merak edenler için fragman da yazının devamında.
Continue reading
Back to the Future Part II
Puan: 




Geleceğe Dönüş üçlemesine tam gaz devam ediyorum. İkinci filmde geleceğe gidiyoruz. Üçlemenin diğer filmlerine göre bu filmde daha fazla zaman yolculuğu var. Önce 2015′e (5 yıl kalmış hala uçan kaykay yok!) sonra 1985′e sonra 1955′e daha sonra da 1885′e gidiyoruz (5′lere dikkat). Bu filmde zaman bilimleri de daha iyi açıklanmış. İlk film ile aralarında fazla zaman olduğu için karakterlerdeki farklar göze çarpıyor. Ayrıca sürekli aynı karakterlerin aynı sözleri söylemesi, başlarına aynı olayların gelmesi bir yerden sonra hoş olmaktan da çıkıyor. Yine üçlemenin ayrılmaz taşlarından biri. İlk film kadar iyi olmasa da yine de izlenmesi gereken bir film.
Continue reading
Back to the Future
Puan: 




Efsanevi Geleceğe Dönüş üçlemesini izlemeye başladım! Üç film arkaya arkaya izlenip buraya yazılacak. Kalabalık olmasın diye ayrı yazılar halinde yayınlayacağım. Televizyonda ve sinemada o kadar çok zaman yolculuğu gördük ki neredeyse kahvehanelerde “uzayzaman sürekliliği” (spacetime continuum) tartışılıyor. Tamam biraz abartmış olabilirim ama filmi izlerken çok daha kolay yöntemlerle 1985′e dönülebileceğini düşündüm. Madem Doc’a not bıraktın, yedek bir plütonyum haznesi veya kartuşu bırakmasını da söyle. Ne uğraşıyorsun bir hafta geçmişte dolanıp. Tamam hayat standartlarını yükselttin ama yani sağ kulağını sol elinle tuttun. Her neyse. Filmi anlatmanın veya eleştirmenin pek bir anlamı yok. Mutlaka izlenmesi gereken bir klasik.
Continue reading
Legend Of The Guardians: The Owls of Ga’Hoole
Puan: 




Bu film için kısaca baykuşlu Avatar diyebilirim. Senaryo olarak pek uymasalar da işleyiş ve anlatım olarak Avatar’a oldukça çok benziyor. Fakat Avatar sıkıcı değil, mükemmel bir film. Bu film ise ortalama sıkıcılıkta. Bana göre baykuşlar üzerine bir film kurmak çok da mantıklı değil, kitap belki. Aslında bu film de bir kitap filmi. Muhtemelen bunun da devamı çekilecektir ancak belki ilk film olduğu içindir epik yapılmaya çalışılmış ama olmamış. Yüzüklerin Efendisi filmlerini ilk Harry Potter filmi gibi göstermek gibi bir şey. Tüm animasyon filmlerini kaçırmadan izlerim diyenlere ve baykuş severlere öneriyorum.
Continue reading