Puan: 





Bu film bu blogdaki ilk ve son Harry Potter filmi yazısı olma özelliğini taşıyor. Aslında bütün Harry Potter filmlerini izledim ama nasıl olmuşsa blogda hiç yazmamışım. Geçmiş geçmişte kalsın diyerek 7 kitaplık serinin 8. ve son filmiyle buradayım.
Harry Potter evreni fantezi dünyasında en başarılı evrenlerden biri (bana göre). Kitapları defalarca okudum. Filmlerden, kitaplardan aldığım hazzı alamadığım doğrudur ama sonuçta bir nesil Harry Potter nesli olarak yetişti. Bu filmle birlikte de yıllardır süregelen bir devir sona eriyor.
Son kitabın iki ayrı filme ayrılmasının bir çok nedeni var. Bunlardan en bariz olanı ticari olsa da bariz olmayan bir neden de ikinci kısımdaki özel efekt yoğunluğu. Diğer filmlere göre oldukça aksiyon dolu sahneler içerdiğinden ötürü özel efektlerin hazırlanması daha fazla zaman almış olabilir. Yine de ben iki filmin birlikte olmasını dilerdim. Tavsiyem iki filmi arka arkaya izlemeniz.
Favori Harry Potter filmim 3. film olsa da bu filmi de oldukça başarılı buldum. Dediğim gibi serinin sonu olması, olayların gelişimi ve özel efekt kullanımı filmi sıradanlıktan uzaklaştırmış. Filmin genç oyuncularını halen beğenmesem de yetişkin oyuncular (o çocuklar da kocaman oldu ama neyse) güzel performans sergilemiş.
Harry Potter hayranları zaten filmi seyretmiştir. Sinemada izlememiş olanlar da mutlaka izlesin derim. Seriyi takip etmeyip göz atanlara ise diyeceğim şudur ki son iki filmi arka arkaya izlesinler.
James Bond serisinden dolayı Sean Connery’nin hastasıyım. Başka güzel filmleri de var ama aklıma ilk olarak Bond serisi geliyor. Fakat tek bir oyuncu bir filmi güzel yapmıyor maalesef. Fantastik bir Victoria devrinde geçen bir aksiyon filmi güzel görsel efektlerle bezenmiş olsa da izlenebilecek kalitede olmayabiliyor. Filmdeki karakterlerin hepsi tanıdık fakat yine de oldukça sıkıcı bir senaryo ve boş geçen aksiyon sahneleri filmin izlenebilirliğini azaltıyor. Yine de aksiyon sevenlerin izlemesi gereken bir film.
Geleceğe Dönüş üçlemesinin son filmine kadar geldik. Nedense bu film bizim televizyonlarımızda daha çok gösteriliyor (veya ben daha çok izledim). Bana göre de üçlemenin en sıkıcı filmi de bu film. Kötü aksiyon sahneleri, uyduruk western uyarlamaları ve sıkıcı romantizm. Bu filmde yaşananlar geleceği de etkilemediği için bu film hiç yapılmayabilirmiş. 2. film ile bitirselermiş güzel olurmuş. Bu filmi üçlemenin iki filmini izledik bari üçüncü filmini de izleyelim diyenler izleyecektir. Çok merak edenler için fragman da yazının devamında.
Bu kadar geç izlediğim için kendime küfürler ediyorum. Baya büyük küfürler hemde. O kadar kişi de git sinemada izle dedi. Bazen insanları dinlemekte fayda var. Hoş gitmek isteyip de gidemediğim durumlar da oldu. Her neyse sonuçta Inception’ı da izledim. Bu film için kısaca olmuş diyebilirim. Senaryo güzel, oyunculuk iyi, özel efektler mükemmel… Rüya içinde rüya olayı ise tamamen zekice (tamam benim de aklıma geldi ilkinin rüya olduğunu anladığımda). 2.30 saat olsa bile uzunluğu hiç rahatsız etmiyor. Son dönemlerde Leonardo