Moral Bozukluğu ve 31, Flatliners ve Clash of the Titans

Moral Bozukluğu ve 31

ahmet1 Moral Bozukluğu ve 31, Flatliners ve Clash of the TitansUzun bir aradan sonra tekrar film izlemeye başladım. Açılışı da bu filmle yapıyorum. Bilen bilir sanatsal filmlerden pek hoşlanmam, bu yüzden festival filmlerini pek izlemem. Fakat arada istisnalar oluyor tabii. Ali Yorgancıoğlu’nun (aslında tam olarak onun değil ama pek de önemli değil bence) Moral Bozukluğu ve 31 isimli filmi pek çok açıdan bahsedilmeye değer bir film. Öncelikle en önemli bulduğum kısım filmin ücretsiz olarak buradan indirilebilmesi. Sinema için büyük bir adım bence. Böylece filme para verip pişman olacak olan seyirci sayısı yok edilmiş. İkinci önemli kısmıysa filmin 18 saatte çekilmiş olması. Tabii bunun kötü yanları da var elbette ama başarılı bir şekle sokulmuş. Filmin konusu pek de önemli değil. İndirin seyredin, gençlerin hayatında yer eden bir konusu var. O değil de bu filmin belki de en iyi yanı insanı film çekmeye teşvik etmesi. Çok iyi olmuş çok.

Flatliners

l experience interdite flatliners 1989 reference 300x195 Moral Bozukluğu ve 31, Flatliners ve Clash of the TitansFlatliners hayatım boyunca en uzun sürede izlediğim film olarak tarihe geçti. Neredeyse iki ayda tamamladım filmi. Trivial Pursuit’te 3-4 kere bu film sorulunca, oyuncu kadrosu da ünlülerden oluşunca izlemeye karar vermiştim. Ünlü olarak Julia Roberts ve Keifer Sutherland var, diğer oyuncular ünlü mü bilmiyorum çok da sallamıyorum. O kadar uzun sürede izleyince özetini de o kadar kısa sürede yazmak istiyorum. Konu olarak kalplerini durdurarak near death experience (Türkçe karşılığı tam olarak ölüm deneyimi değil ama o karşılıyor bence) yaşamaları. Bu esnada da ilk günahlarıyla ilgili kabuslar görmeleri, bu kabusların da onların peşini bırakmaması. Sıkıcı bir konu, film de bir o kadar durağan. Gerilim ögeleri vermeye çalışmışlar ama başarılı olmamış. 1990 teknolojisiyle bu kadar oluyor demek ki. Filmde bir elektrikli battaniye var zaten, soğukken mavi ışık, sıcakken kırmızı ışık şaçıyor. Ben böyle bir şeyi uzay filmlerinde görmedim. İzlemeyin, uzak durun bu filmden. Ama Trivial Pursuit’te gelir o yüzden bilmek lazım.

Clash of the Titans

clash of the titans image 535x356 300x199 Moral Bozukluğu ve 31, Flatliners ve Clash of the TitansBu yazının bir ay beklemesine neden olan film budur! Aslında bu yazının yayına girmesini sağlayan film desem daha doğru olur. İlginç bir şekilde sinemada izlediğim nadir filmlerden biri. Sinemaya gitmeye pek fırsat bulamıyorum. Fakat yıldızların veya gezegenlerin hizaya gelmesi gibi bir şey olduğundan sinemaya gittim. Öncelikle filmle ilgili mutlaka söylemem gereken bir şey var. BU FİLME 3D GİTMEYİN! Bunu pek çok kişi bağıra bağıra söylemiş. Ben duymamışım. Keşke duysaymışım. Filmin 3D çekilmediğini biliyordum. Bilgisayar efektleriyle üç boyutlu hale getirildiğini de biliyordum. Ama bu kadar gereksiz olacağını tahmin etmiyordum. Adamlar bu sayede hasılatları iyi arttıracaklar. Filme gelecek olursam 1981 filmi Clash of the Titans’ın yeniden çekimi diyebiliriz. Tabii konu, atmosfer ve karakterler çok değişmiş. Orijinal film stop-motion çekimde devrim yaratırken bu film izledikten bir hafta sonra unutulacak bir kalitede. Ortalama aksiyon filmlerinden sadece oyuncu ve efekt bazlı olarak daha iyi. Konuyu mitolojiye dayandırarak işin bitmediğinin en iyi göstergesi. İzlemesi kolay, çok iyi oyuncular var ama film yine de oldukça sıradan. Aksiyon sevenler izlemeli ancak büyük umutlar bağlamayın.

1 Nisan 2010

Bugün ne öğrendim?

  • Açık kaynağın birey çabasından çok şirketlerin çabasıyla buralara geldiğini öğrendim. Kendi işlerine yarayan kodları kullanıp, geliştirdiklerinden dolayı bir ivme varmış. Tabii bunlar benim kişisel görüşlerim. Maliyetlerden dolayı açık kaynak kullanan şirketlerin geliştirmeden vazgeçtiklerini de gördüm (bkz: Debuggable).
  • Coca-Cola’nın kendileri hakkında dolanan söylentileri ciddiye aldıklarını ve bunlara karşı savunmalar hazırladığını öğrendim (bkz: http://www.cci.com.tr )
  • LHC (Large Hadron Collider) 7 trilyon elektron volt (TeV) ile Dünya rekorunu kırdı (2 gün falan oldu sanırım) Dünya’nın sonu da gelmedi. Öğrendiğim bu değil. Öğrendiğim şey kilometrelerce uzunluktaki bu tünelin -270 derecede tutulduğu ve bu sıcaklıktan oda sıcaklığına çıkılmasının 1 ay, tekrar düşülmesinin de tekrar 1 ay olduğunu öğrendim. Geçen deneyden sonra bakımının 4 ay süreceğini de öğrendim. Korkunç rakamlar bunlar. Varılmaya çalışılan enerji seviyesinin de 14 TeV olduğunu da hatırlatırım. (bkz. Cern’ün basın açıklaması)
  • Uçan bir sineğin kinetik enerjisinin 1 TeV olduğunu öğrendim, deneyin enerjisi gözümde oldukça küçüldü. (bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/Electronvolt)
  • Comic Sans fontundan rahatsız olanların oluşturduğu bir grup olduğunu öğrendim. (bkz. http://bancomicsans.com/)
  • Birini dinlemediğim zaman çıkış yolu olarak “Şu sıralar kafam dağınık biraz” demenin oldukça kibar olduğunu öğrendim. Ama gerçekten şu sıralar kafam dağınık.
  • Wikipedia’nın Türkmence, Kırım Tatarca, Karakalpakça ve Azerice bölümleri ilginç bir şekilde komik olduğunu öğrendim. Bu kadar ciddi olup bu kadar eğlenilen başka bir yer daha yok!
  • Topeka, Kansas’ın çok eğlenceli bir şehir olduğunu öğrendim. 1998′de ismini geçici olarak Topikachu’ya değiştirmiş. Bu sene de Mart ayı boyunca ismini Google yapmış. Yani Google, Kansas. (bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/Topeka,_Kansas#Temporary_name_change_to_Google) Google’ın fiberoptik bağlantı denemelerine destek amacıyla yapılmış. 1 Nisan’da da Google şirket adını geçici olarak (şaka bunlar hep) Topeka’ya çevirdi. (bkz. http://googleblog.blogspot.com/2010/04/different-kind-of-company-name.html). Gerçekten oldukça eğlenceli bir şehir.

Bugün ne dinledim?

  • Sabah yolda Pazartesi ve Salı günlerinin Modern Sabahlar podcastini dinledim.
  • Akşam da Beraber ve Solo Sohbetler’i dinledim. Genelde olduğu gibi Twitter’dan interaktif bir programdı.

Bugün ne içtim?

  • 3 kupa (her zaman ki büyük termos kupada) çay
  • Bir fincan Türk kahvesi
  • Bir kutu Coca-Cola Zero

Bugün ne yazdım?

  • 750words’ün Nisan meydan okumasına başladım. İlk gün yazımı da tamamladım. 780 civarında kelime yazdım. İngilizce yazıyorum ki istatistikler doğru çıksın.
  • Bizden sonra gelecek olan stajyerlerin yapması gereken bir projeyle ilgili bir sayfalık bir döküman hazırladım.

Bugün neden hoşlandım?