Planet 51
Sanırım izlediğim her animasyon filmini tavsiye ediyorum. Tam emin değilim bundan ama olasılığı yüksek gibi duruyor. Genel olarak animasyon filmlerini eğlenmek için izlerim, belirli bir beklentim yoktur. Fakat bu filmin fragmanını görmüştüm ve açıkçası izlemek için sabırsızlanıyordum çünkü konusu çok ilginç gelmişti. Eğlenceli bir film olmuş. Kolay izlenebilecek bir seviyede. Ancak mükemmel değil. Daha iyi animasyonlar var. Fakat bu da bence başarılı bir çalışma. Sürekli Dünya’ya uzaylı gelmesini düşünürüz fakat hiç bizim başka bir gezegene uzaylı olarak gidebileceğimizi düşünmeyiz. Bu filmde temel konu bu. Seslendirmede çok ünlü oyuncular olmasa da (ünsüz demiyorum ama daha ünlü oyuncular da olabilirdi) izlenebilir seviyede. Konu ilginizi çektiyse seyredin derim. Onun dışında açıkçası kendisine çekebileceği bir noktası yok.
Imagine: John Lennon
Müzik filmlerine devam ediyorum. Elimin altında başka bir müzik grubu belgeseli var mı bilmiyorum fakat oldukça izliyorum gördüğünüz gibi. Bu tür filmler genelde konu içermese de müziksel açıdan oldukça doyurucu oluyorlar. Bu film de John Lennon’ın arşiv görüntülerinin birleştirilmesinden elde edilmiş. Lennon’ın ses kayıtlarından da faydalanılarak kendisi sunucu haline getirilmiş. Bana pek etik gelmese de, para kazanma amaçlı bir prodüksiyon gibi dursa da sanırım altında kendi ellerinden geldiği kadar bir saygı gösterme amacı var. Lennon’ın Beatles günlerinden başlayıp, hayatının son dönemlerine kadar hayatına yakından bir bakış bu film. Zaten Yoko ile birlikte olduğu sıralarda etraflarında bir kamera dolaştırarak görüntülü bir günlük tutma tarzında bir alışkanlıkları da varmış (ilk video bloggerlar
). John Lennon’ın ilk eşinin ve hatta oğullarının da röportajlarının bulunduğu bu film izlenmeli. Tabii Beatles hayranı değilseniz veya John Lennon ile ilgilenmiyorsanız bu yazıyı niye okuyorsunuz anlayabilmiş değilim.
9
Birbirlerine yakın dönemlerde vizyona giren filmler genellikle karıştırılır. Örneğin The Illusionist ve The Prestige örneğinde olduğu gibi. Bu filmler hem aynı dönemde vizyona girdiler hem de konuları aynıydı. 9 ile District 9 da birbirlerine yakın dönemlerde vizyona girdiler. İsim benzerliklerinin dışında açıkçası pek bir benzerlikleri yok, bu yüzden pek karıştırılacağını zannetmiyorum. Bu filmi ilginç kılan kısım Tim Burton ve Timur Bekmambetov etkisi. Sadece bu isimler olduğu için bu filmi izleyenler olacak. Bu film klasik animasyon filmlerine benzemiyor. Karanlık bir atmosferi, karanlık bir senaryosu var. Daha çok Tim Burton işlerini sevenlere hitap eden bir film gibi hazırlanmış. Doğruyu söylemek gerekirse ben çok memnun olmadım bu filmden. Filmin ruhu eksik (filmi izlemiş olanlar için bu cümle manidar olabilir). Tim Burton hayranı falan değilseniz (Timur Bekmambetov’u hiç sevmem) bu filmi izlemeyin.
Benzer yazılar: