Ege Kayacan, patatese (daha doğrusu patatesli böreğe) karşı açık bir biçimde savaş açmış durumda. Bildiğim üzere Ege Bey 3 öğün et yemeye sıcak bakan birisi. Açıkçası ben de sıcak bakıyorum. Fakat patatesli böreğe saldırarak polemik yaratmaya çalışmasını kabullenmem imkansızdı. Hatta bu tartışma zevk meselesinden çıkarak faşist bir yöne doğru gidiyor. Yazıdan aynen alıyorum:
…Patatesli börek börek değildir… Bakın patatesli börek yiyen insan değildir…
Alıntıyı tam yapmamış olabilirim. Fakat bloggerların bir basın organı olarak görülmeye başlamasıyla birlikte benim de bir basın çalışanı gibi davranmam gerekiyor. Bu da insanların laflarını çarpıtarak haber yapmam anlamına geliyor. Alıntıya göre Ege Bey insanları yedikleri börek türüne göre ayırt ettiği belli oluyor. Sorarım size bu faşizm değil de nedir? İnsanların zevklerini eleştirmek bir yere kadar uygun olabilir ancak belirli bir seviyenin dışına taşmayarak. Börekleri içlerine göre ayırabiliriz, mantıklı da ancak iş insanları ayırmaya gelince bir dur demek lazım.
Tabii Ege Bey bu savaşı kendi zevkleri üzerinden yürütüyor. Mesela şöyle bir açıklama yapsaydı tek kelime etmezdim:
Patates sebze olarak börek icat edildikten sonra keşfedilmiş olduğu için böreğin gelenek tadına uygun değildir.
Benim de bu kadar savunmamın bir nedeni patatesli böreğin ev sevdiğim börek türü olmasından kaynaklanıyor. Düz olsun, bürgü olsun her şeklini severim. Ancak aç karna patatesli börek yemeyin midenizi yakar. Benden demesi.
Benzer yazılar: