kucukmubasir’in de desteğiyle (modern sabahlar seveni ben de severim) kişisel yazılara girişiyorum efendim (alkış). Teknoloji yazılarına devam eder miyim bilemiyorum. Aklıma ne eserse onu yazarım artık. Fakat nedense gazetelerin tiraj kaygısı gibi benim de hit kaygım var. Okunmadıktan sonra yazmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Neyse bakalım görelim. Bu yazılar neler getiriyor neler götürüyor. Ha hatırlamışken, sırf kişisel yazılar bloga uygun olsun diye bir de tema değiştirdim.
Yazının başı bir yerde sonu bir yerde olabilir. Olsun! Fakat yeni başlattığım müzik servisiyle birlikte okursanız zaten bir şey anlamaycağınızdan hiçbir sorun olmayacaktır.
Efendim sadece yeni arabalar için geçerli olan yeni araba kokusu diye bir şey vardır (o yeni araba kokulu spreyler, kartonlar falan yalan yemeyin). Pek bi ehem bir şeymiş gibi söylenilir durulur. Fakat işin gerçeği ne? Fabrika kokusu! Yeni arabanız nasıl kokuyorsa üretildiği fabrika da öyle kokuyordur. O fabrikada çalışan işçiler de öyle. O işçilerin eşleri her gün yeni araba kokusu soluyorlar. Vay be! Kabak tadı vermiştir artık. Demek ki neymiş? Yeni araba kokusu öyle özel bir koku değilmiş. Bu kokunun bu kadar özelleştirilmesi belki de fazla para harcandığı içidir. “O kadar para verdik koklayalım bari” zihniyetidir. Bu artık bitsin. Bu diyeceğim ilk şey.
Peki hadi o kadar para verilmiş şeyin kokusu güzel tamam. Peki yine para verilen fakat ufak meblağların döndüğü ürünler ne olacak? Kitap, dergi kokuları mesela. Okumayı seven adama ne kadar çekici geliyorsa okumayan adama da bir o kadar itici gelir. Yine benzer şekilde çok para verilmeden elde edilebilen iç çamaşırları. Yeni iç çamaşırı da kokar. Araba gibidir. Hele yeni aldığınız iç çamaşırını yıkamadan giyerseniz, yeni araba kokusunu solumuşçasına tatmin olabilirsiniz. Yeni iç çamaşırı kokusundansa yeni olduğu için dokusunun yumuşaklığı yüzünden yıkamadan giymeye kalkışabilirsiniz. Yıkandıktan sonra birşeye benzemiyor. Haklısınız. Bi tabii ki kendi tercihiniz. Bir fotoğraf vardı da bulamadım. Bir bayan iç çamaşırını yıkanmamış giymiş, memesinin ucu kurtlanmıştı (ufak çocukların tek nefesle söyleyemediği iddia lafları gibi okursanız çok sevinirim)!
Benzer yazı yok.

PS: Bu yazı hit amaçlı yazılmamıştır. Kişisel/Fikirsel yazılar yazma denemesi yapıyorum. Bir geçiş süreci diyebiliriz