Lise sondayken okulda kısa film yarışması düzenlenmişti. Okulun kamerasını alıp kullanıyorduk. Kendi kameram yoktu. Bizden başka film çeken bir grup daha vardı. Çekim saatlerimizin kesişmemesi gerekiyordu. Tabii bu da bazı özgürlükleri kısıtlıyordu. Toplamda 5 oyuncuyduk ama saatler tutmuyordu. Öğlen araları çekim yapıyorduk genellikle. 30 lira bütçeyle gittik güneş gözlükleri aldık. Oceans serisine devam çekeceğiz güya. Hiç Ocean isminin Danny Ocean’dan geldiğini düşünmeyerek Kastamonu’nun ortasından geçen Karaçomak deresini düşündüm (boklu dere olarak bilinir. Bokludur, deredir). Oceans 13′ten sonra 14 geleceği için isim Karaçomak 14 oldu. Yine bu rakamın oyuncu sayısıyla alakalı olduğu aklıma gelmedi. Oysa Karaçomak 5 falan düzgün olurmuş. E o zamanlar şimdiki gibi değildim. Baskı altında yaşıyordum diyebilirim. Her neyse. Film senaryosu falan netleşti. Okuldaki en kafa hocayla da anlaştık filmde rol verdik. Bu bana öne geçmemiz için faydalı olur gibi geldi. Fakat diğer ekip 3-4 hocaya rol verince bir anlamı kalmadı. Olsun, hocam oldukça profesyonel oynadı. Belki de biz hocanın oynadığını söylemeseydik onlar da diğer hocaları oynatmayabilirdi.
Çekebildiğim kadar içerik çekmeye çalıştım. Oyunculuk sorunlarımız oldu. Elimizden geldiğince çözmeye çalıştık. Senaryonun boşluklarını saçma sapan doldurduk. 10 dakikalık video için 2-3 saatlik çekim yapmıştık diye hatırlıyorum. Çekimleri tamamladığımızı düşündükten sonra ben montaj işlemlerine başladım. Adobe Premier kullanmayı öğrendim. Çok faydalı oldu. Oceans 13 filminin soundtrackinden pek çok parçayı kısa filme yedirdim. Ses efektleri bulmak pek zormuş. Bulabildiğim kadarından uygun olanları kullandım. Montaj kısmı beni en çok eğlendiren kısım oldu. Fazla zaman ayıramıyordum ama eğleniyordum.
Kırpmalarla 10 dakikalık bir film oluştu. Senaryoda boşluklar vardı. Çekim hataları vardı. Farklı gün çekim yapıldığı çok kolay anlaşılabiliyor (farklı kıyafetler, saçlar). Ayrıca kameranın dahili mikrofonu çekim yapmak için hiç ideal değildi. Konuştuklarımız zor anlaşılıyordu. Sonra da kameranın sesinin kayıtlara çıktığını farkettim. Mini DVD ile çalışan bir kameraydı. Disk sürücüsünün sesi bazı sahnelerde rahatça duyuluyor. Bu film iki filmlik kısa film yarışmasında ikinci oldu. İlk filmi izlemedim. Hafızam beni yanıltmıyorsa 20 dk.’ya yakın bir filmdi. Sıkılırım ben öyle şeylerde. Filmin son hali aşağıda buyrun bir izleyin:
Benzer yazılar:
Yorumlar
Yorum yazın Yazıya bağlantı verenler