Dobra dobra konuşacağım. Eğer yandaki fotoğraf sizi rahatsız ettiyse bence sizde bir sorun var. Peki neden? Yandaki heykelden rahatsız olmanıza kaynak olabilecek tek şeyin çıplaklık olduğunu düşünüyorum. Eğer sanattan anlıyorsanız da rahatsız oluyorsunuz diyecek bir şeyim yok. Yandaki heyken Farnese Hercules. Detaylarına girmeyeceğim. Fakat şunu söyleyebilirim : gerçek bir sanat eseri. Tarihi oluşu da cabası.
Açıkçası çıplaklığın bayanları daha çok rahatsız ettiğini düşünüyorum. Elimde veri falan yok. Kimseyle de konuşmadım ama genellikle böyle oluyor. Bunun nedenin yetiştirilme tarzından kaynaklandığına inanıyorum. Ülkemizde çocukların çoğuna cinsellik eğitimi (bence) geç veriliyor. Zaten çocuklar ne olduğunu anlamadan aile içinde bir takım sansürlere maruz kalıyorlar. En popüleri leylek getirdi mevzuu. Tamam çocuklar erken yaşta meraklı oluyorlar. Fakat benim zamanımda pek çok çocuk cinsellikle orta okul yıllarında tanışıyordu. Avrupa toplumlarına göre bu ortalama oldukça yüksek. Tabii cinsellikle bu kadar geç tanışınca bazı saplantılar da oluşuyor. Çeşitli sapıklıklar doğuyor. En bariz örneği üstsüz bir bayan olduğunda havyan gibi hareketler sergilenmesi. Aslında çok anormal bir durum değil. Çok fazla görmeyince durum anormal gibi düşünülüyor.
Hepimizin bir cinsel tercihi var. Her gün hayatımızda her tarafta cinsel duyulara yönelik çağrışımlar görüyoruz. Bu kadar cinselliğin içindeyken “net” bir cinselliğe olan öfke neden? Porno sitelermiş. Eh ne güzel. Adam yoldan geçen masum bir bayana tecavüz edeceğine kendi kendine tatmin oluyor. Belki bazı sapıklıklara yol açıyordur. Doğrudur. Fakat topluma zarar vermekten iyidir bence.
Bu yazıyı neden yazıyorum? Friendfeed’de (FF de bana iyi içerik sağlıyormuş) erotik resimlerin dolaşması ve bazı insanların aşırı tepki vermesi ilgimi çekti. Başta bende sert tepki verdiysem de sonradan düşününce farklı bir çizgiye oturdum. Erotik fotoğrafların paylaşılmasıyla kıyamet koptu. Fakat unutmayalım. Porno da bir sanattır. Sanatın pek çok kolu var. Bilmiyoruz, böyle sanat olmaz diyoruz. Demeyelim. Öyle bir kolu yoksa bile belki o şahıs o kolun öncüsüdür. Hemen saldırmanın bir anlamı yok. Ayrıca eğer rahatsız olduysanız görmeyebilirsiniz. Kimse sizi böyle içerikleri görmek zorunda bırakmıyor.
Blogumun kişiselleşmesiyle birlikte ben de kişisel bloglarda daha çok zaman geçirir oldum. Cinsel içeriği bulunan pek çok blog var. Ne güzel! Bazı insanlar, kemikleşmiş düşünceleri olanlara inat tabularını yıkabiliyorlar. Tabii buna cevap hazır: “Ahlak elden gidiyor!”. Bunun için önce ahlakın ne olduğunu bilmemiz lazım. Wikipedia şöyle diyor:
Ahlak, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı (sayılması gerektiği) ile ilgilenir. Terim genellikle kültürel, dinî, seküler ve felsefi topluluklar tarafından, insanların (subjektif olarak) çeşitli davranışlarının yanlış veya doğru oluşunu belirleyen bir yargı ve ilkeler sistemi kavramı ve/veya inancı için kullanılır.
(Google’da ahlak diye aratınca dini içeriklerin çıkması da ilginç) Subjektif diyor. Yani öznel. Herkesin ahlakı ayrı, farklı. Benim ahlak anlayışıma uyan şey sizinkine uymayabilir, sizin ahlak anlayışınıza uyan bir şey benimkine uymayabilir. Tabii bizde haklı olmak için haksız olanın susturulması icab ettiğinden bir kavga dövüş gidiyor. Bilinmeyene duyulan korku çok yanlış şeyleri tetikliyor. Bu korkudan dolayı direkt savunmaya geçiliyor ve bilinmeyen, anlaşılmayan yok edilmek isteniyor. Bunun çözümü ancak daha anlayışlı bir yaklaşımla, kendimizi karşıdakinin yerine koyarak yani empatiyle gerçekleştirilebilir. Daha fazla düşünmemiz, daha az sabit fikirli olmamız bu konuda yardımcı olacak büyük adımlardır.
Benzer yazılar: