Baştan belirteyim bu yazı Sosyal Ağlar hakkında. Bunu belirttikten sonra aklımdaki düşünceyi size aktarmaya çalışayım. Öncelikle internetin kullanımının yaygınlaşması ve hızlanmasıyla internet, komik videolar izlenen bir araç olmaktan çıkarak iletişim aracı olma yolunda büyük yol katetti. Aslında Internet’in asıl amacı iletişimdi ama popülerleşmesiyle doğal olarak bir eğlence aracı oldu. Kendimden yola çıkarak düşünüyorum, geniş bant internete geçmem dizilere, filmlere ve müziklere ulaşımımı kolaylaştırdı. Yoğunluğu eğlenceye verdim. Birçok kişinin de benim gibi amaçları olduğuna eminim. Fakat internet karşısında geçirdiğimiz zaman arttıkça, arkadaş çevremiz genişledikçe açıkçası farklı ihtiyaçlarımızın doğduğu açıktı.
İletişim açısından Microsoft Chat programını hatırlıyorum. Windows 95 veya 98 ile birlikte gelen bu program ile diğer bilgisayarlara IP ile bağlanıp (sanırım açık port da istiyordu. o zamanlar 56k modem dönemleri) konuşuluyordu. Çizgi roman şeklinde bağlı olan karakterler farklı haraketlerle baloncuklarla konuşuyorlardı. Tabii ki daha eski iletişim yöntemleri de (duman gibi
şaka bir yana MS Dos altında çalışan programlardan bahsediyorum) vardır ama ben kullanmadım, kullanılırken görmedim.
56k yaygınlaşırken mIRC isimli program ile irc ağına bağlanıp sunucuların belirli odalarından amaçsızca tanımadığımız kişilerle sohbet edebiliyorduk. Bu programın çok daha geniş kullanımı da vardı. Bazı odalarda dosya paylaşımı yapılıyordu (sanıyorum UseNet’e benzer bir sistem). Birçok sitenin ve kullanıcının kendi özelleştirilmiş sürümleri vardı.
Internet üzerinden hizmet veren servis çok fazla olmadığından mail adresi zorunluluğu da yok denilecek kadar azdı. Bu yıllarda Yahoo ezici bir şekilde arama motoru ve mail hizmetinde birinciydi. Fakat Microsoft’un MSN platformu da yavaş yavaş yer ediniyor ve MSN Messenger geliştiriliyordu. Windows XP ile birlikte gelen MSN Messenger hem iletişimin hem de internet servislerinin kullanımında bir mihenk taşı sayılabilir. Bir çok kişiye internet aldıran bilgisayar kullanmaya iten bir gelişmedir bana göre.
Bu yıllarda forum scriptlerinin keşfiyle birlikte fikirlerimizi dünyayla paylaşmaya başladık. Aslında bu yıllarda bloglar vardı ama daha bilinmiyordu. Web sayfaları hala ziyaretçi defteri bulunduruyordu. Programlamayı kolaylaştıran bazı gelişmelerle birlikte internette yaptığımız işlemlerin sayısı çığ gibi büyüdü.
Bugün neredeyse her kullanıcıya bir sosyal ağ düşüyor. Andy Warhol’un bize vaadettiği 15 dakikalarımızı bu ağlarda harcıyor olabiliriz. Bugün popüler olan kişiler birkaç gün görünmeyince çok kolay unutulabiliyor. Şahsen hala bu ağlarda popüler değilim. 15 Dakikamı saklıyorum. Duyduğuma göre sakladıkça rölativiteye göre daha yavaş geçiyormuş. Popüler olursam bildiririm.
Benzer yazılar: